CUMHURİYET SEVDALILARININ VE MUSTAFA KEMAL'İN NEFERLERİNİN BULUŞMA NOKTASI ... ana sayfa ... haberler ... haber gönder ... yazarlar ... üye girişleri ... GÜNCEL HABERLER ... KÖŞE YAZILARI ... GÜNCEL YAZILAR ... KONUK YAZARLAR VE OKUR TEPKİLERİ ...
 
blocks
SEÇENEKLER
blocks
ASA-HABER YAZARLARI
A.Nusret DOĞAN
nusretdogan@asahaber.net

Bu Halkla Nasıl ?..
Abuzer HAKLI
abuzerhakli@asahaber.net

Gündem Ve Gündem Dışı !..
Ahmet Selçuk ACUNSAL
ahmetselcukacunsal@gmail.com

Bir Namazlık Saltanat !..
Ali ŞAHİN
alisahin@asahaber.net

Cehalet Cahillere De Zarar Verir !..
Ayşe ZEREN
aysezeren@asahaber.net

Yine Kınalı Kuzular Ve Yaşananlar !...
Cemile YURTCAN
cemileyurtcan@asahaber.net

Bir Atatürk Neferi Daha !..
Costa ZARİFİS
costazarifis@asahaber.net

Kurtuluşun Yolu !..
Doğan ÇAKIR
dogancakir@gmail.com

Umarım Yanılırım !..
Emine YAZGAN
emineyazgan@asahaber.net

Yasama Ve Yürütme !..
Fikret SARAL
fikretsaral@asahaber.nett

Korku Dağları Sarınca !..
Güler KARATAŞ
gulerkaratas@asahaber.net

Hoş Geldiniz, Güle Güle !..
Gülsen ERENOĞLU
gulsenerenoglu@asahaber.net

Bu Ne Rehâvet !..
Handan ZORLU
handanzorlu@asahaber.net

Hak Ediyor Mu ?
İnci ARIKAN
inciarikan@asahaber.net

Leyleğin Ömrü !..
Kadir GENÇ
kadirgenc@asahaber.net

Bu Ne Saplantı !..
Kadriye ÖZEN
kadriyeozen@asahaber.net

Çekincelerim Var !..
Kemal YENER
kemalyener@asahaber.net

Yolun Sonu Mu ?..
Melih SEÇKİN
melihseckin@asahaber.net

Kaybediyoruz Mu ?..
Melike GÜNER
melikeguner@asahaber.net

Haykıralım Artık !..
Melike KARACAN
melikekaracan@asahaber.net

TRT Ve Atatürk !..
Mualla AKGÜL
muallaakgul@asahaber.net

Halk Kitleleri Ve Demokrasi !..
Muhlise ŞENAY
muhlisesenay@asahaber.net

Gerçekler Ve Aldığım E-Posta !..
Murat YILMAZ
muratyilmaz@asahaber.net

Bu Ne Aymazlık Yarabbi !..
Mustafa OZANSOY
mustafaozansoy@asahaber.net

Konuları Saptırmak Ve Geldiğimiz Nokta !..
Müge KAPTANOĞLU
mugekaptanoglu@asahaber.net

O Halde Geliyoruz Hep Birlikte !..
Mümtaz SALİHOĞLU
mumtazsalihoglu@asahaber.net

Ne Oldu Bizlere !..
Nasrullah DOĞAN
nasrullahdogan@asahaber.net

Bu Halk İle Olur Mu ?..
Neslihan ŞENER
neslihansener@asahaber.net

E-Postalar Ve Sonuç !..
Nesrin TÜRKCAN
nesrinturkcan@asahaber.net

Gandi Kemal Geliyor !..
Nevra KURTOĞLU
nevrakurtoglu@asahaber.net

Var Mı İtirazı Olan ?..
Nilgün KIROĞLU
nilgunkiroglu@asahaber.net

İşte Sarıldığımız Demokrasi !..
Nuran YENER
nuranyener@asahaber.net

Neler Tasarlanıyor ?..
Nurten SARAL
nurtensaral@asahaber.net

Çakma Tanımları !..
Nurten SERTOĞLU
nurtensertoglu@asahaber.net

Bu Neyin Gözyaşları !..
Oktay ÇAĞLAR
oktaycaglar@asahaber.net

Şart Olmuştu !..
Osman KARAHANOĞLU
osmankarahanoglu@asahaber.net

Rahatladınız Mı ?..
Oya KARACA
oyakaraca@asahaber.net

Uyanamadık Gitti !..
Perran KUTLU
perrankutlu@asahaber.net

Doğru Olan Ve Teşekkürler !..
Salih KARACAN
salihkaracan@asahaber.net

Amaç Ne ?..
Sencer KUTLU
sencerkutlu@asahaber.net

CHP Mi, Yoksa Önder Sav Mı ?..
Serap GÜNEY
serapguney@asahaber.net

Boş Eleştiriler !..
Şule PEKCAN
sulepekcan@asahaber.net

Bir Devam Da Bizden Mi ?..
Ülker EREN
ulkereren@asahaber.net

Bu Sessizliği Terk Edelim Ulusca !..
blocks
İHANET YAZARLARI
Şu an bu blokta bir sorun var.
blocks
RASTGELE
blocks
RECEBİN KAHVESİ
blocks
EKONUN MEYHANESİ
blocks
ÜYELERİMİZ
[1]-Kullanıcıatillakollu

[2]-Kullanıcıihbinbas

[3]-Kullanıcıramazan

[4]-KullanıcıCumhur

[5]-Kullanıcıperrankutlu

[6]-Kullanıcımuhittinyalcin2

[7]-Kullanıcıgamze

[8]-Kullanıcıvahappolat

[9]-Kullanıcıkuper_izmir

[10]-Kullanıcıtmac1354

[11]-Kullanıcıfiganfigan

[12]-Kullanıcıvatan_namus

[13]-Kullanıcıhosmemo

[14]-KullanıcıNaif

[15]-Kullanıcımuslum_buyukhan

[16]-Kullanıcısair34

[17]-KullanıcıGavurkizi

[18]-Kullanıcıhulsem

[19]-Kullanıcıelsco

[20]-KullanıcıMehmetAkkaya

[21]-Kullanıcıcigocih

[22]-Kullanıcıpervin06

[23]-Kullanıcıaykutergil

[24]-Kullanıcıkayihan

[25]-Kullanıcıendererdemil

[26]-Kullanıcımelisa

[27]-KullanıcıIRGI

[28]-Kullanıcıahmetozan

[29]-Kullanıcısosyalteyze

[30]-Kullanıcıamazon

[31]-Kullanıcıilknur

[32]-Kullanıcırogg

[33]-KullanıcıBiLiNCLi_TURK

[34]-Kullanıcıdevinimtr

[35]-Kullanıcıavni

[36]-Kullanıcırefhan

[37]-KullanıcıNeset

[38]-Kullanıcızuhal

[39]-Kullanıcıadnankotaman

[40]-KullanıcıBurak

[41]-Kullanıcıderbora

[42]-Kullanıcıak1907

[43]-Kullanıcıcakiraga

[44]-Kullanıcıuzman

[45]-Kullanıcımst_aktash

[46]-KullanıcıulviSIRAKAYA

[47]-Kullanıcıbenerek

[48]-KullanıcıKerim

[49]-Kullanıcıaldis9x

[50]-Kullanıcıtugrull

[51]-Kullanıcıeditor

[52]-Kullanıcıenderuyguc

[53]-KullanıcıKadirtacgin

[54]-Kullanıcımesutoktay

[55]-Kullanıcıgokturktuncturk

[56]-Kullanıcısolsetur

[57]-Kullanıcıheybalta

[58]-Kullanıcımackali

[59]-Kullanıcıveyseldayi

[60]-KullanıcıMustafahaholu

[61]-Kullanıcıcaner

[62]-Kullanıcıreis

[63]-Kullanıcımiroglu

[64]-Kullanıcıvolkandoyman

[65]-Kullanıcıkaptan

[66]-KullanıcıGargi

[67]-Kullanıcıbugracorum

[68]-KullanıcıBASTURK

[69]-Kullanıcıgazimehmet

[70]-Kullanıcıasena

[71]-Kullanıcıpaxottomane

[72]-KullanıcıSkywolf

[73]-Kullanıcıtopalosman

[74]-Kullanıcımuslum

[75]-Kullanıcımetin40

[76]-Kullanıcınxxx

[77]-Kullanıcıdtmuslum

[78]-Kullanıcıjinekologman

[79]-Kullanıcınaturalist

[80]-Kullanıcıfedo

[81]-Kullanıcıvolkan

[82]-Kullanıcıahmet

[83]-Kullanıcımizansor

[84]-Kullanıcıkutluayyuce

[85]-Kullanıcıomerm

[86]-Kullanıcıyaman

[87]-Kullanıcıkutlutug

[88]-Kullanıcıkutluhan

[89]-Kullanıcıcumhurozmermer

[90]-Kullanıcıalperen2003

[91]-Kullanıcınibiru12

[92]-Kullanıcıtaila

[93]-Kullanıcıdark_night

[94]-Kullanıcımehmetgurel

[95]-Kullanıcısonnefer

[96]-Kullanıcıvatanacanfeda

[97]-Kullanıcıemrah

[98]-Kullanıcıhurricane__

[99]-KullanıcıBurcuG

[100]-KullanıcıSeMPaTiX

[101]-Kullanıcımrpit542

[102]-Kullanıcıerolergunsah

[103]-Kullanıcıatam81

[104]-Kullanıcıateos

[105]-KullanıcıALTIN

[106]-Kullanıcısami

[107]-Kullanıcıhayrettinkaya

[108]-Kullanıcımeliha

[109]-Kullanıcımelos

[110]-Kullanıcımehmet

[111]-Kullanıcıcem

[112]-Kullanıcıserkanakkaya

[113]-Kullanıcıozcan

[114]-Kullanıcısaban

[115]-Kullanıcıilknursenol

[116]-Kullanıcıkgurleyen

[117]-Kullanıcıkarahan

[118]-KullanıcıYulug

[119]-Kullanıcıgulsen

[120]-KullanıcıONDERIM

[121]-KullanıcıAS-KALE

[122]-KullanıcıSadeKahve

[123]-KullanıcıDevinizm

[124]-Kullanıcıkapar

[125]-Kullanıcızeki7449

[126]-Kullanıcı42DILEK

[127]-Kullanıcıhallac55

[128]-Kullanıcıprometeus

[129]-Kullanıcıhilalim

[130]-Kullanıcıy_dante

[131]-KullanıcıTaner_Metin

[132]-Kullanıcıcengiza

[133]-Kullanıcıkomutan

[134]-Kullanıcımehsag

[135]-Kullanıcıyasaralp

[136]-Kullanıcıfenerli19071968

[137]-Kullanıcıtukoderkahraman

[138]-Kullanıcısduygus

[139]-KullanıcıATAM

[140]-KullanıcıAlper

[141]-Kullanıcıergenekon0001

[142]-Kullanıcıayykutt1987

[143]-Kullanıcınadph2

[144]-KullanıcıTaner60

[145]-Kullanıcımarachacker

[146]-Kullanıcıpervin

[147]-Kullanıcıelif

[148]-KullanıcıMAERCAN

[149]-Kullanıcıhulod67

[150]-KullanıcıONUR

[151]-Kullanıcımustafa

[152]-KullanıcıTuRk

[153]-Kullanıcıdeniz_erbay

[154]-Kullanıcımetinkaragoz

[155]-Kullanıcıtaner_07

[156]-Kullanıcıbozkurt

[157]-KullanıcıAZRAIL

[158]-Kullanıcımadvocate

[159]-KullanıcıELBIRLIGI

[160]-Kullanıcımeuzum

[161]-KullanıcıHIA

[162]-Kullanıcıihsanilgaz

[163]-Kullanıcısehzade

[164]-Kullanıcıumit

[165]-Kullanıcıhusamettinbiyik

[166]-Kullanıcıdirennish

[167]-Kullanıcıumitcak

[168]-Kullanıcıshadow

[169]-Kullanıcıselbay

[170]-Kullanıcısempatik

[171]-Kullanıcıhiss

[172]-Kullanıcıcemertem

[173]-Kullanıcıfahriuysal

[174]-Kullanıcıteomanokmen

[175]-Kullanıcıtaner_gezmis

[176]-Kullanıcıyesil

[177]-Kullanıcımgngr27

[178]-Kullanıcıyurtsever44

[179]-Kullanıcıdevrim07

[180]-Kullanıcımuzzy9

[181]-KullanıcıSurbass

[182]-Kullanıcıahmet

[183]-KullanıcıMyHr

[184]-Kullanıcıhummy

[185]-Kullanıcımuratsavasal

[186]-Kullanıcıcetinson

[187]-Kullanıcımf1987

[188]-Kullanıcıuzmancavus

[189]-Kullanıcıhakan

[190]-Kullanıcıaries461

[191]-Kullanıcıemas73orhan

[192]-KullanıcıKemal_ist

[193]-KullanıcıEkber

[194]-KullanıcıMHTTS

[195]-Kullanıcımatadam

[196]-Kullanıcıtamara

[197]-Kullanıcıeagle

[198]-Kullanıcıhuseyinerbay

[199]-Kullanıcıtesatx

[200]-KullanıcıYavuzKara

[201]-Kullanıcıhalilibrahimbodur

[202]-Kullanıcıytpeker

[203]-Kullanıcıgunerkurtulus

[204]-KullanıcıMustafaNihat

[205]-Kullanıcıdevrimdeniz

[206]-Kullanıcıkar_kurdu

[207]-KullanıcıCSHK

[208]-Kullanıcımetin

[209]-Kullanıcıtayf75

[210]-KullanıcıDalkanDelican

[211]-Kullanıcıedadeniz

[212]-Kullanıcıcemre

[213]-Kullanıcınurisalgali

[214]-Kullanıcıbara

[215]-Kullanıcıserkankalay

[216]-Kullanıcıtncytrmn

[217]-KullanıcıDeryac

[218]-KullanıcıMehmet

[219]-Kullanıcıvatan

[220]-Kullanıcıgturka

[221]-Kullanıcımuratbulut

[222]-Kullanıcıalpertunga

[223]-Kullanıcıvatan

[224]-Kullanıcıtaner

[225]-KullanıcıHabipHamzaErdem

[226]-Kullanıcıminedent

[227]-Kullanıcıcelile

[228]-KullanıcıKeriman

[229]-Kullanıcıabdussametkandemir

[230]-KullanıcıUmutCan

[231]-Kullanıcıbulentes

[232]-Kullanıcıgunerkurtulus

[233]-Kullanıcıugur64

[234]-Kullanıcımetinkilincer

[235]-KullanıcıNil

[236]-Kullanıcıegemen

[237]-Kullanıcıbha

[238]-KullanıcıCagri

[239]-Kullanıcısabetay

[240]-Kullanıcıhakkiyasareroglu

[241]-Kullanıcıcan1923

[242]-Kullanıcınesrin

[243]-Kullanıcımehmetyucedag

[244]-KullanıcıBerkinay

[245]-KullanıcıDeryaTARHAN

[246]-Kullanıcıesralper

[247]-Kullanıcıismetaydemir

[248]-Kullanıcısuna

[249]-Kullanıcısimurg_0000

[250]-KullanıcıBETULTASPINAR

[251]-Kullanıcıeminorpen

[252]-Kullanıcıcanersahin

[253]-Kullanıcıhavosten

[254]-KullanıcıBars

[255]-Kullanıcıcetin

[256]-KullanıcıAsfiya

[257]-Kullanıcıacemi

[258]-Kullanıcıgunes

[259]-Kullanıcıkaannn

[260]-Kullanıcıjusovic

[261]-KullanıcıNURCAN

[262]-Kullanıcıoknd

[263]-KullanıcıAYDINLIX

[264]-KullanıcıYakamoz

[265]-KullanıcıOtto

[266]-Kullanıcıanunnaki

[267]-Kullanıcımcdemirbas

[268]-KullanıcıCavlak

[269]-Kullanıcıisometric

[270]-KullanıcıSamsun

[271]-Kullanıcı_volkan_

[272]-Kullanıcıayyildiz

[273]-Kullanıcıcivadira

[274]-Kullanıcızaferiskenderoglu

[275]-Kullanıcıferhat24

[276]-Kullanıcımuratisfendiyaroglu

[277]-KullanıcıNILAY

[278]-Kullanıcıalp_urungu

[279]-Kullanıcıaprilrain34

[280]-Kullanıcırose1

[281]-Kullanıcıensar

[282]-KullanıcıBozkurt_93

[283]-KullanıcıAkinci

[284]-KullanıcıKAHRAMAN

[285]-Kullanıcıcyber

[286]-Kullanıcıaliyildiz

[287]-Kullanıcısahal

[288]-Kullanıcıyohh2005

[289]-Kullanıcıyakacak

[290]-KullanıcıSerkan

[291]-Kullanıcıcengizpala

[292]-Kullanıcıcapan

[293]-Kullanıcıatabey

[294]-KullanıcıHaydar

[295]-Kullanıcıenjolras

[296]-Kullanıcıatakan

[297]-KullanıcıSenolKoca

[298]-KullanıcıGokceli

[299]-Kullanıcıhalil_onder

[300]-Kullanıcıberrin61

[301]-Kullanıcıolcay

[302]-Kullanıcıflzfke

[303]-Kullanıcınebuchanazzar

[304]-Kullanıcıadigecelok

[305]-Kullanıcıabdullah

[306]-Kullanıcıadancar

[307]-Kullanıcıfuermis

[308]-KullanıcıYILDIZHAN

[309]-Kullanıcıyiler9

[310]-Kullanıcıneval

[311]-Kullanıcımucahit

[312]-Kullanıcıcavlakyuksel

[313]-KullanıcıMeDeNiYeT

[314]-Kullanıcıyenifasilefe

[315]-Kullanıcısenolyk

[316]-Kullanıcıcankat

[317]-Kullanıcıseher

[318]-Kullanıcısuat

[319]-Kullanıcıelmas

[320]-KullanıcıMirbiperva

[321]-Kullanıcınuresmer

[322]-Kullanıcımedergam

[323]-Kullanıcıinciogan

[324]-Kullanıcıpsaria

[325]-KullanıcıCemalEruc

[326]-Kullanıcırezzan

[327]-Kullanıcıkemalsimsek

[328]-Kullanıcıtrk

[329]-Kullanıcıserhat-27

[330]-Kullanıcıhakankalenderoglu

[331]-Kullanıcıilhanparcali

[332]-KullanıcıHikmet

[333]-Kullanıcınur

[334]-Kullanıcıavin

[335]-Kullanıcıguneroktay

[336]-Kullanıcıdicle

[337]-Kullanıcıismail

[338]-Kullanıcızehra

[339]-KullanıcıMehmet51

[340]-Kullanıcıaydan

[341]-Kullanıcımustafa

[342]-Kullanıcıturkumdogruyum

[343]-KullanıcıLolly_Harbuckf26

[344]-Kullanıcıaslan

[345]-Kullanıcıizmirlikemal

[346]-Kullanıcıtba__ylmz

[347]-Kullanıcıkorucu

[348]-Kullanıcıasuman

[349]-Kullanıcıakadire

[350]-Kullanıcıhaznedar

[351]-Kullanıcısuleyman

[352]-KullanıcıGentleDoe

[353]-Kullanıcızeynel

[354]-Kullanıcıyavuz48

[355]-Kullanıcıbahkur

[356]-Kullanıcıambrosia

[357]-Kullanıcıdeemabeelan

[358]-Kullanıcıkaracan

[359]-Kullanıcısadunkal

[360]-KullanıcıBasturk

[361]-Kullanıcırsevindir

[362]-Kullanıcıkoylukizi

[363]-Kullanıcınesrin83

[364]-Kullanıcınilgun

[365]-Kullanıcınuribasar

[366]-Kullanıcımetehan

[367]-KullanıcıMozcan

[368]-KullanıcıAhmetmetinkilincer

[369]-KullanıcıNimet

[370]-KullanıcıTomriSarhan

[371]-Kullanıcıbahakar

[372]-Kullanıcısaliherik

[373]-KullanıcıLostinspaceCom

[374]-KullanıcıTULPAR

[375]-Kullanıcıreyhan

[376]-Kullanıcısedef

[377]-Kullanıcıressam

[378]-Kullanıcısibelpakel

[379]-Kullanıcıkemalyeri

[380]-Kullanıcımgp_0880

[381]-Kullanıcımeziyet

[382]-Kullanıcıcemile

[383]-Kullanıcımualla

[384]-Kullanıcıganere

[385]-Kullanıcıanatolia

[386]-Kullanıcıokaya111

[387]-Kullanıcıelifbalyyy

[388]-Kullanıcıatahya

[389]-Kullanıcıgzmbicer

[390]-Kullanıcıhudaverdicavlak

[391]-Kullanıcıizmirlim

[392]-Kullanıcıkurt21

[393]-Kullanıcıasahaber

[394]-Kullanıcıozlemsimsekak

[395]-Kullanıcıkemalist05

[396]-Kullanıcıkalan

[397]-Kullanıcıtrkgns

[398]-Kullanıcıhasan__

[399]-Kullanıcıilmailhakki

[400]-Kullanıcıedwardcu

[401]-Kullanıcıalevcan

[402]-Kullanıcıleman

[403]-Kullanıcıdryuksel

[404]-Kullanıcıafazil

[405]-KullanıcıYBONCUL

[406]-KullanıcıEnginnnn

[407]-KullanıcıBurakAkman

[408]-Kullanıcıyukselcavlak

[409]-Kullanıcıdehsett

[410]-Kullanıcıserapguney

[411]-Kullanıcınusret

[412]-KullanıcıHaci

[413]-Kullanıcıfubaykara

[414]-Kullanıcısadimoray

[415]-Kullanıcısidelgur

[416]-Kullanıcıyukselumut

[417]-Kullanıcıankor

[418]-KullanıcıIttihat

[419]-Kullanıcıkoruomer

[420]-Kullanıcıdemetsimsek

[421]-Kullanıcıhikmeter

[422]-Kullanıcıcahit

[423]-Kullanıcılitost

[424]-Kullanıcıiskarmoz

[425]-Kullanıcıhikmetyar

[426]-Kullanıcıpincir12345

[427]-Kullanıcıkarahanoglu

[428]-Kullanıcıpaladayi

[429]-Kullanıcıosmanli

[430]-Kullanıcıerhanzorlu

[431]-Kullanıcıozyavuz

[432]-Kullanıcımurtaza

[433]-Kullanıcıtahirkara

[434]-Kullanıcızeki

[435]-Kullanıcıkoroglu

[436]-Kullanıcıerbildurdag

[437]-Kullanıcıfevzituran

[438]-KullanıcıATANINKIZI

[439]-Kullanıcıonurturgay

[440]-Kullanıcıqwerty20000

[441]-Kullanıcımustafayener

[442]-Kullanıcıthermic79

[443]-Kullanıcımorkoyun

[444]-Kullanıcıgulpmb

[445]-Kullanıcıkuzeycephe

[446]-KullanıcıAyseHay

[447]-Kullanıcıcmtopal

[448]-KullanıcıDADA

[449]-Kullanıcıozdenordulu

[450]-Kullanıcıasya87x

[451]-Kullanıcımevzubahis-vatan

[452]-Kullanıcıtevfikbir

[453]-Kullanıcısemsettinorhan

[454]-Kullanıcımeltemf

[455]-Kullanıcıilayyildirim

[456]-Kullanıcımevzubahis-vatan

[457]-Kullanıcıelif

[458]-Kullanıcıdeniz

[459]-Kullanıcımerolak

[460]-Kullanıcıarzum

[461]-Kullanıcıyknhaber

[462]-Kullanıcımdreal

[463]-Kullanıcıdevrimneferi123

[464]-Kullanıcılysis

[465]-KullanıcıMehmetAli

[466]-Kullanıcıfevzimoray

[467]-Kullanıcıemresenler

[468]-Kullanıcısinem

[469]-Kullanıcıcavlak-y

[470]-Kullanıcıgoksen

[471]-Kullanıcıbehramol

[472]-Kullanıcıeyyubi

[473]-Kullanıcıdarbesavarlarbirligi

[474]-Kullanıcıestondgq

[475]-Kullanıcıestonhn5

[476]-Kullanıcıestonq68

[477]-Kullanıcıestoney5

[478]-Kullanıcısavkin

[479]-Kullanıcıaltan

[480]-Kullanıcıngungor

[481]-Kullanıcıekinoks

[482]-Kullanıcıgarip

[483]-Kullanıcımuallaacar

[484]-Kullanıcısevilortayli

[485]-KullanıcıBahattinaslan

[486]-KullanıcıTurgayTOSUN

[487]-Kullanıcı34cavlak

[488]-KullanıcıDesertLion

[489]-Kullanıcıgulse

[490]-Kullanıcısadikozen

[491]-Kullanıcıferdi

[492]-Kullanıcıkadiryildiz

[493]-Kullanıcıkaniyim

[494]-Kullanıcıylmz007

[495]-Kullanıcılilyum

[496]-Kullanıcısevincdaver

[497]-Kullanıcıdonkisot

[498]-Kullanıcıdeliadam

[499]-Kullanıcıpelinnazli

[500]-Kullanıcınuray

Üyelerimize teşekkür ederiz...
blocks
SİTE BAĞLANTILARI
 Hoşgeldin, Misafir
Üye Adı
Şifre
Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin:
  
 · Kayıt Ol
 · Şifremi Unuttum

 Üyelik:
 Son Üye: PR  agahan
 Bugün: 0
 Dün: 3
 Bekleyen: 1
 Toplam: 1172

 Şu An Bağlı:
 Ziyaretçi: 102
 Üye: 14
 Yasaklı: (0)
 Toplam: 116 (0)

01: PR PM  agahan
02: PR PM  ahmetsel...
03: PR PM  canan
04: PR PM  gunduzak...
05: PR PM  haydarog...
06: PR PM  hikmetya...
07: PR PM  kadriye
08: PR PM  karacan
09: PR PM  nesrintu...
10: PR PM  nevrakur...
11: PR PM  nusretas...
12: PR PM  perranku...
13: PR PM  sebnem
14: PR PM  suzan

Şu ana kadar
113219595
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç:
Şubat 2003

Hit Bugün: 5094
Hit Dün: 3809

Server Tarihi/Saatı:
29 July 2010 23:59:02 EDT (GMT -4)

blocks
KONU BAŞLIKLARI
blocks
GÜNÜN MANŞETLERİ
Günün en çok okunan haberi:

İlköğretim 3 Yıla İndi !.. - Mahiye MORGÜL
blocks
ULUSUN SESİ-ARŞİV
blocks
ISKARMOZ SİTESİ
blocks
ASAHABER GEN TR ARŞİV
blocks
YENİDEN UYANIŞ ARŞİVİ
blocks
KEMAL'İN NEFERLERİ
blocks
ASAHABER - ORG ARŞİVİ
blocks
ASAHABER - NET ARŞİVİ
blocks
ASAHABER - COM ARŞİVİ
blocks
TÜRK GÜNEŞİ ARŞİVİ
blocks
ASAHABER - BIZ ARŞİVİ
blocks
YK NEFERLER - COM ARŞİVİ
blocks
ANTALYA NEFERLERİ
blocks
AKDENİZLİ NEFER
blocks
BAŞ YAZILAR
blocks
TOKMAK
blocks
ÖZEL REKLÂMLAR
blocks
TARİHTEN YAPRAKLAR
blocks
O DİYOR Kİ !
blocks
GÜNLÜK IP BAZI ZİYARET
Pazartesi5758
Salı6522
Çarşamba10042
Perşembe6396
Cuma6091
Cumartesi7833
Pazar6374
Toplam:2263986
En Çok:10040
blocks
AYDINLIK DERGİSİ
blocks
RİCALARIMIZ
blocks
KİTAP TANITIMI
blocks
HATIRLADIKLARIM
blocks
SON YORUMLAR
· 1 agahan
· 2 ahmetselcukacunsal
· 3 agahan
· 4 agahan
· 5 gunduzakgul
· 6 hilmi
· 7 hilmi
· 8 hilmi
· 9 gunduzakgul
· 10 nevrakurtoglu
· 11 aysezeren
· 12 nesrinturkcan
· 13 karahanoglu
· 14 nesrinturkcan
· 15 karahanoglu
· 16 nevrakurtoglu
· 17 nevrakurtoglu
· 18 handan
· 19 kademoglu
· 20 kademoglu
· 21 inciarikan
· 22 handan
· 23 perrankutlu
· 24 nevrakurtoglu
· 25 ahmetselcukacunsal
· 26 nevrakurtoglu
· 27 ahmetselcukacunsal
· 28 hilmi
· 29 cavlak-y
· 30 ahmetselcukacunsal
· 31 karahanoglu
· 32 cavlak-y
· 33 nurtensaral
· 34 nurtensaral
· 35 salihoglu
· 36 ahmetselcukacunsal
· 37 nurtensaral
· 38 ahmetselcukacunsal
· 39 ahmetselcukacunsal
· 40 nurtensaral
· 41 nurtensaral
· 42 nurtensaral
· 43 aysezeren
· 44 salihoglu
· 45 gunduzakgul
· 46 nevrakurtoglu
· 47 aysezeren
· 48 ahmetselcukacunsal
· 49 handan
· 50 karahanoglu
· 51 aysezeren
· 52 cavlak-y
· 53 handan
· 54 handan
· 55 handan
· 56 gunduzakgul
· 57 ahmetselcukacunsal
· 58 gunduzakgul
· 59 aysezeren
· 60 aysezeren
blocks
RTE İNCİLERİ !..
ULUS OLARAK KULAK VERELİM ARTIK !..

Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin
sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine,
doğruluğuna herkesten çok inanmıştır.

Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.
Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en
büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu,
" Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır,
ordusu vardır, adalet örgütü vardır " demeyecektir.

Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla
kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu
diye onu yakalayacaktır. Genç, " Polis henüz
devrim ve cumhuriyetin polisi değildir ."
diye düşünecek, ama hiç bir zaman
yalvarmayacaktır.

Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek,
" demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim
biçimine göre düzenlemek gerek... "

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı
çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana
ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz
olduğu için salı verilmesine çalışılmasını,
kayrılmasını istemeyecek.

Diyecek ki, " ben
inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya
girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya
haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya
koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim
görevimdir."

İşte benim anladığım Türk Genci
ve Türk Gençliği!...

Mustafa Kemal Atatürk
Bursa, 5 Şubat 1933






HAYIR'da HAYIR VAR DERLER !..


ASA-HABER GRUP


HABERLER ve SON MANŞETLER

  • 11 Eylül'dan 12 Eylül'e ... - Sabahattin TALU  >>>
  • Erol Sarıal'ın Açıklaması Üzerine !.. - Yükse  >>>
  • Ahmet Kaya, Nevzat Çelik Telif Hakkı ... - Sa  >>>
  • ADD Genel Başkanlığına !.. Prof. Dr. Ahmet SA  >>>
  • Rahatladınız Mı ?.. - Osman KARAHANOĞLU  >>>
  • İkinci Perde Açıldı !.. - Rifat SERDAROĞLU  >>>
  • Bu Halkla Nasıl !.. - A.Nusret DOĞAN  >>>
  • İlköğretim 3 Yıla İndi !.. - Mahiye MORGÜL  >>>
  • Türkiye Cumhuriyeti Musalla Taşında (3) ... -  >>>
  • Sorunu Kim, Nasıl Çözer ?.. - Sabahattin TALU  >>>
  • Zaman Daralıyor !.. - Banu AVAR  >>>
  • Ağlayanı Yalnız Bırakmak Yakışmıyor !.. - Mus  >>>
  • İşte Dubai Antlaşmasının Tam Metni !.. - Arsl  >>>
  • Atilla İlhan Bir Tespit Yapmış !.. - Yüksel C  >>>
  • 35 nci Madde " Bu Ne Çelişki Anne !.. " - Bed  >>>
  • Türkiye Cumhuriyeti Musalla Taşında (2) ... -  >>>
  • Balyoz Kime İmiş !.. - Rifat SERDAROĞLU  >>>
  • Fantastik Bir Hikâye !.. - Mehmet Necati GÜNG  >>>
  • Bir Namazlık Saltanat !.. - A.Selçuk ACUNSAL  >>>
  • Türkiye Cumhuriyeti Musalla Taşında (1) ... -  >>>
  • Azrail Kapıda !.. - Yüksel CAVLAK  >>>
  • Artık Taş Atmak Suç Değil !.. - Sacide ERÇETİ  >>>
  • Erdoğan'ın Piyasa Ekonomisine Bağlılık Yemini  >>>
  • Silivri Kampüsü Karıştı !.. - Rifat SERDAROĞL  >>>
  • 102 Tutuklu Ve Yüksek Askeri Şûra !.. - Salim  >>>
  • [ Devamı Haberler Bölümünde ]

    MANŞET YAZILAR

    Okumak istediğiniz yazının başlık satırını fare sol butonu ile tıklayınız ...
    · 11 Eylül'dan 12 Eylül'e ... - Sabahattin TALU[ 0 yorum - 387 okuma ]
    · Erol Sarıal'ın Açıklaması Üzerine !.. - Yüksel CAVLAK[ 2 yorum - 409 okuma ]
    · Ahmet Kaya, Nevzat Çelik Telif Hakkı ... - Salim KOÇAK[ 0 yorum - 426 okuma ]
    · ADD Genel Başkanlığına !.. Prof. Dr. Ahmet SALTIK[ 1 yorum - 494 okuma ]
    · Rahatladınız Mı ?.. - Osman KARAHANOĞLU[ 1 yorum - 703 okuma ]
    · İkinci Perde Açıldı !.. - Rifat SERDAROĞLU[ 0 yorum - 704 okuma ]
    · Şah Ve Şahbaz !..[ 7 yorum - 717 okuma ]
    · Bu Halkla Nasıl !.. - A.Nusret DOĞAN[ 3 yorum - 716 okuma ]
    · İlköğretim 3 Yıla İndi !.. - Mahiye MORGÜL[ 1 yorum - 733 okuma ]
    · Türkiye Cumhuriyeti Musalla Taşında (3) ... - Zafer İSKENDEROĞLU[ 0 yorum - 744 okuma ]
    · Yazı Gönderen Dostlara !..[ 0 yorum - 745 okuma ]
    · Sorunu Kim, Nasıl Çözer ?.. - Sabahattin TALU[ 0 yorum - 747 okuma ]
    · Zaman Daralıyor !.. - Banu AVAR[ 1 yorum - 754 okuma ]
    · Temmuz Sıcağında Onurlu Günlerimiz !.. - Şahap Osman ARAS'tan[ 0 yorum - 754 okuma ]
    · Ağlayanı Yalnız Bırakmak Yakışmıyor !.. - Mustafa YILDIRIM[ 0 yorum - 754 okuma ]
    · İşte Dubai Antlaşmasının Tam Metni !.. - Arslan BULUT[ 0 yorum - 755 okuma ]
    · Atilla İlhan Bir Tespit Yapmış !.. - Yüksel CAVLAK[ 2 yorum - 757 okuma ]
    · 35 nci Madde " Bu Ne Çelişki Anne !.. " - Bedri BAYKAM[ 0 yorum - 767 okuma ]
    · Türkiye Cumhuriyeti Musalla Taşında (2) ... - Zafer İSKENDEROĞLU[ 0 yorum - 776 okuma ]
    · Balyoz Kime İmiş !.. - Rifat SERDAROĞLU[ 1 yorum - 817 okuma ]
    · Fantastik Bir Hikâye !.. - Mehmet Necati GÜNGOR[ 0 yorum - 819 okuma ]
    · Bir Namazlık Saltanat !.. - A.Selçuk ACUNSAL[ 3 yorum - 865 okuma ]
    · Türkiye Cumhuriyeti Musalla Taşında (1) ... - Zafer İSKENDEROĞLU[ 2 yorum - 861 okuma ]
    · Azrail Kapıda !.. - Yüksel CAVLAK[ 0 yorum - 867 okuma ]
    · Artık Taş Atmak Suç Değil !.. - Sacide ERÇETİN[ 2 yorum - 866 okuma ]
    · Erdoğan'ın Piyasa Ekonomisine Bağlılık Yemini !.. - Mahiye MORGÜL[ 0 yorum - 877 okuma ]
    · Silivri Kampüsü Karıştı !.. - Rifat SERDAROĞLU[ 0 yorum - 915 okuma ]
    · Neden Hayır Demeliyiz !..[ 0 yorum - 919 okuma ]
    · ADD Isparta Basın Açıklaması !..[ 2 yorum - 914 okuma ]
    · 102 Tutuklu Ve Yüksek Askeri Şûra !.. - Salim KOÇAK[ 0 yorum - 918 okuma ]
    · Devlet Adamı !.. - Habip Hamza ERDEM[ 0 yorum - 916 okuma ]
    · Arabesk !.. - Sıtkı ERGÜNEY[ 0 yorum - 926 okuma ]
    · Balyoz Tutuklamaları !..[ 0 yorum - 927 okuma ]
    · İhanetle Gelen İhanetle Gider !.. - Rifat SERDAROĞLU[ 0 yorum - 950 okuma ]
    · Bazen Can Sıkıntısı İşe Yarıyor !.. - Yüksel CAVLAK[ 0 yorum - 948 okuma ]
    · 12 Eylül Dahi AKP !.. - Necmettin Tanju SÜER [ 0 yorum - 955 okuma ]
    · Atatürk Tarafız Mıydı Ki, ADD Tarafız Olsun ?.. - Ali ERALP[ 0 yorum - 952 okuma ]
    · Ben Ağlarim Kime Ne ?.. - Gündüz AKGÜL[ 0 yorum - 950 okuma ]
    · Özel Birlik !.. - Sıtkı ERGÜNEY[ 0 yorum - 962 okuma ]
    · Ah, Şu Kaçak Genarallerimiz !.. - Salim KOÇAK[ 0 yorum - 964 okuma ]
    · Lozan Ruhuna Yeniden İhtiyacımız Var !.. - Mahiye MORGÜL[ 0 yorum - 961 okuma ]
    · Peki Halkı Kim Koruyacak ?.. - Hulusi ŞENEL[ 0 yorum - 970 okuma ]
    · Günah'li Sevap'li Yaşanan Elim Ayı !.. - Sabahattin TALU[ 0 yorum - 967 okuma ]
    · 35. Madde Kime Battı ?.. - Rifat SERDAROĞLU[ 0 yorum - 970 okuma ]
    · Ağlama, Yağlama, Bağlama - Suay KARAMAN[ 0 yorum - 967 okuma ]
    · Bu Kadar Genarali İşgalciler Bile Tütüklamağa Cesaret Edememişlerdi !.. - Hilmi [ 0 yorum - 981 okuma ]
    · Atatürkçü Düşünce Dernekleri Tarafsız Olabilirler Mi ? - Yüksel CAVLAK[ 1 yorum - 1013 okuma ]
    · ADD Isparta Duyurusu !.. [ 1 yorum - 1013 okuma ]
    · YSK Faşizmi Benimsedi Mi Yoksa ?.. - Sefer ÇETİNKAYA[ 0 yorum - 1014 okuma ]
    · Yapışık İkizler AKP - BDP ... - Rifat SERDAROĞLU[ 0 yorum - 1017 okuma ]
    · Onur Mu Dediniz ?..[ 1 yorum - 1021 okuma ]
    · Timsahlardan Tepki !..[ 2 yorum - 1011 okuma ]
    · Onurunu Yitiren Toplum !.. - Yüksel CAVLAK[ 4 yorum - 1027 okuma ]
    · Timsah Gözyaşları İle Bu Milleti Kandıramazsınız !.. - Ali ERALP[ 2 yorum - 1028 okuma ]
    · Uşak Dediğin AKP Gibi Olur !.. - Şerife ÖZDEMİR[ 1 yorum - 1026 okuma ]
    · NATO Ve Türkiye ?.. - Prof. Dr. Nurullah AYDIN[ 1 yorum - 1029 okuma ]
    · Biz Aptal Mıyız ?.. - Sıtkı ERGÜNEY[ 2 yorum - 1028 okuma ]
    · Mehmet Ali Çelebi'nin Savunması !..[ 1 yorum - 1031 okuma ]
    · Tayyip Beyin Gizli Ajanları !.. - Rifat SERDAROĞLU[ 3 yorum - 1041 okuma ]
    · Uyanın Bre Mustafa Kemal Neferleri !.. - Ahmet Selçuk ACUNSAL[ 5 yorum - 1053 okuma ]
    · Temmuz Sıcağına Rağmen !..[ 1 yorum - 1056 okuma ]
    · " Gaye Vasıtayı Meşru Kılar !.. " Mehmet Necati GÜNGÖR[ 6 yorum - 1058 okuma ]
    · " Hayır ! " Diyeceklerin Sandıktan Önceki Görevleri !.. - Cumhur UTKU[ 5 yorum - 1056 okuma ]
    · " Cukkacı " Demokrasi !.. - Emin ÇÖLAŞAN[ 3 yorum - 1079 okuma ]
    · Sahte Dava !.. - Mustafa BALBAY[ 1 yorum - 1084 okuma ]
    · Kim Terörist ?.. - Prof. Dr. Nurullah AYDIN[ 0 yorum - 1078 okuma ]
    · Deryadan İki Damla !.. - Rifat SERDAROĞLU[ 5 yorum - 1087 okuma ]
    · Zamanında Ağlamayanlar, Şimdi Samimi Olamazlar !.. - Can ATAKLI[ 6 yorum - 1083 okuma ]
    · Hopala Nereden Çıktı Şimdi Mazi İçin Ağlamak !..[ 4 yorum - 1081 okuma ]
    · Dokuz Hakime İcra Takibi !..[ 5 yorum - 1087 okuma ]
    · Samimiyetinize İnanmıyorum Sayın Başbakan !.. - Mustafa MUTLU[ 3 yorum - 1107 okuma ]
    · O Gençler Asılırken Erdoğan, İETT’de Futbol oynuyordu ! - Arslan BULUT[ 3 yorum - 1096 okuma ]
    · Açılım Hukuku Ve Sonuçları ... - Prof. Dr. Ramazan DEMİR[ 0 yorum - 1082 okuma ]
    · Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Türk Halkının Beklentileri !.. - Salim DOĞAN[ 0 yorum - 1093 okuma ]
    · Kim Neyin Mağduru !..- Oktay EKŞİ[ 0 yorum - 1090 okuma ]
    · Sayın Ağlayan Adam !.. - Ahmet HAKAN[ 4 yorum - 1092 okuma ]
    · Millî İrade Duvarına Çarpacak !..[ 1 yorum - 1099 okuma ]
    · Nereden Çıktı ?.. - Yüksel CAVLAK[ 1 yorum - 1089 okuma ]
    · Halk Oylaması Ve Dostlara Açık Mektup !.. - Salim KOÇAK[ 0 yorum - 1089 okuma ]
    · Bakış Açısı !.. - Metin ATAMER[ 0 yorum - 1088 okuma ]
    · Kamer Genç'e Polis Engeli !..[ 2 yorum - 1100 okuma ]
    · Erdoğan 'Twitter'ın Diline Düştü !..[ 4 yorum - 1101 okuma ]
    · Tekere Çomak Sokmak Zamanı ...[ 8 yorum - 1099 okuma ]
    · Demokrasi Havarisi Kesilmek !.. Gürkut ACAR[ 10 yorum - 1105 okuma ]
    · Karı Koca Yine Ağladılar !.. - Rifat SERDAROĞLU[ 0 yorum - 1113 okuma ]
    · İnsaf Ve Çözüm !.. Cemil DENK'ten[ 0 yorum - 1111 okuma ]
    · " Biz Kimleriz ? " - Altemur KILIÇ[ 0 yorum - 1111 okuma ]
    · Türk Ve Türklüğü Hedef Alan Soros Raporu !.. - Prof. Dr. Özcan YENİÇERİ[ 0 yorum - 1111 okuma ]
    · Bu Neyin Gözyaşları !.. - Nurten SERTOĞLU[ 0 yorum - 1120 okuma ]
    · Ağaç Kakanlar Gibi !.. - Yüksel CAVLAK[ 0 yorum - 1118 okuma ]
    · Düşünce Fuhşu !.. - Prof. Dr. Nurullah AYDIN[ 0 yorum - 1115 okuma ]
    · Ben MHP'li Değilim !.. - Salim KOÇAK[ 5 yorum - 1119 okuma ]
    · Yok Devenin Nalı !.. - Habip Hamza ERDEM[ 4 yorum - 1128 okuma ]
    · Korkuyorum !.. Gündüz AKGÜL[ 2 yorum - 1134 okuma ]
    · Türk Olmak !.. - Rifat SERDAROĞU[ 2 yorum - 1126 okuma ]
    · Dünya Neler Konuşuyor !.. - Prof. Dr. Nurullah AYDIN[ 4 yorum - 1126 okuma ]
    · Ülke Devrimlerle Yaşar, Devrimlerle Yücelir !.. - Ali ERALP[ 2 yorum - 1130 okuma ]
    · Anlamakta Zorluk Çekiyorum !.. - Yüksel CAVLAK[ 1 yorum - 1126 okuma ]
    · Çoş Avni Çoş, Koş Avni Koş ... AKP'ye Koş...[ 3 yorum - 1144 okuma ]
    · Umarım Yanılırım !.. - Doğan ÇAKIR[ 2 yorum - 1158 okuma ]

    [ Devamı Haberler Bölümünde ]

    UĞUR MUMCU AÇIKLIYOR BU İMAM HATİP MEZUNLARI NE OLACAK !


    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: 11 Eylül'dan 12 Eylül'e ... - Sabahattin TALU
    SEÇİLEN

     

              11 EYLÜL’DEN 12 EYLÜL’E, YÜZDE 8’DEN YÜZDE 95’E ...

              Terör, günlük yaşamın kanıksanmış bir parçası haline gelmişti. 
              Genç kesimde siyasetle ilgilenmeyen neredeyse kimse kalmamıştı. 
               İlgilenmeyenlere “lümpen” deniyor, adam yerine bile konulmuyor, hatta hakaret ediliyordu.
              
              Ortaokullara kadar girmişti siyaset ve çatışma. Bazılarının bellerinde tabanca bile vardı. Gençlik, sağcı ve solcu olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Sağcılar da kendi aralarında “Ülkücü” ve “Akıncı” olarak ikiye, solcular Leninci ve Maocu ( SSCB ve Çin ) olarak fraksiyon anlamında neredeyse 40’a bölünmüştü. Sadece sağ-sol çatışmıyor, sağcılar ve solcular zaman zaman kendi aralarında dahi çatışıyorlardı.
              
              Sadece gençler bölünmemişti. 
              Bu çatışma ortamına Devlet’in güvenlik güçleri de katılmıştı. 
              Sağcı polisler “POLBİR” adlı dernek, solcu polisler de “POLDER” adlı dernek bünyesinde örgütlenmişlerdi. 
              Sağcı polisler solcuların, solcu polisler sağcıların peşindeydi. 
              Hatta zaman zaman gençlik gruplarıyla birlikte hareket ediyor, karşı gruplarla çatışmalara giriyorlardı. 
              
              Sokaklar, mahalleler, ikiye, üçe, beşe bölünmüştü, kurtarılmış bölgeler ilan edilmişti. Bir sokaktan diğerine kolay kolay geçilemiyordu. Şehirler bile sağcı veya solcu olarak görülüyor, insanlar memleketlerine göre değerlendiriliyordu. Kıyafetler ve renkleri, görüşleri temsil ediyordu, siyah giyenler ülkücü, haki yeşil veya kahverengi giyenler solcuydu. Bıyık bırakma şekilleri insanları ele veriyordu. Hiç unutmam bir arkadaşım evi ile okulu arasında rahat gidip gelebilmek için bıyıklarını şekilden şekile sokuyordu.
              
              Eğitim neredeyse bitmişti. Çünkü hemen hemen hergün bir boykot vardı. “Falanca yoldaşımızın anısına bugün ders yok, derse hemen son verin” denildiğinde koskoca Profesör pılısını pırtısını toplayıp kaçarcasına sınıfı terk ediyordu. Örgütlü öğrenciler genellikle zaten yapılamayan derslere hiç girmezlerdi, kantin köşelerinde toplanır, o gün ne yapacaklarına karar verirlerdi.
              
              Fabrikalar da öyleydi, genelde boykot hali vardı. 

     

    (Devamı... | 7537 byte kaldı | yorumlar? | SEÇİLEN | Puan: 23.9) Gönderen: editor Tarih: 29.07.2010 Saat: 22:26 (387 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: Erol Sarıal'ın Açıklaması Üzerine !.. - Yüksel CAVLAK
    SEÇİLEN

     

                 ADD GYK üyesi Erol Sarıal`ın açıklaması üzerine veya yeni genelge ...
                 Ankara ADD genel merkezinin yaptığı bir duyurada, 12 Eylül halk oylamasında ADD şubelerinin tarafsız kalmaları söylenmişti. Derneklerden ve bazı yazarlardan gelen tepki üzerine, genel merkez ikinci bir duyuru yapma ihtiyacını duymuş ve şöyle diyor duyuruda

                 :“ Buna göre; Atatürkçü Düşünce Derneği Merkez ve Şubeleri Dernek adını kullanarak, 63. maddede yazılı yasak faaliyetlerde bulunamazlar. Derneğin imkanlarını bir siyasi partinin düzenlediği miting, açık hava, kapalı salon toplantısına seferber edemezler. Anayasa Değişikliğinin Halkoyuna sunulacağı bu dönemde kuşkusuz Atatürkçü Düşünce Derneği, toplumu Atatürkçü düşüncenin ilkeleri doğrultusunda aydınlatmaya devam edecektir. Etmektedir. Buna engel yoktur...“
                
                 Hiç kimse şimdiye kadar ADD şubelerinden böyle bir etkinlik beklemedi, beklemiyor da. 
                 İstenilen tek şey, bu halk oylamasında tarafsız kalmamasıdır.  
                 Ankara genel merkezin aldığı son kararda da bu var zaten. 
                 Peki o zaman neden birinci duyuruda bu konuya değinilmedi de, „tarafsız kalın“ dendi ? 
                 Olmadı işte !.. 
                 

                 Gelen tepkilerden anladırlar ki, duyuruda bir yanlışlık yapıldı.
                 Gelelim ADD GYK üyesi Erol Sarıal`ın açıklamasına; açıklamasını özetlersek:
                
                 1-„ Atatürkçü Düşünce Derneği, en zor koşullarda, yönetsel görev üstlenmiş önderlerine karşı tutuklamaların sürdüğü bir dönemde bile yılgınlığa ve ürküye kapılmamış; ülke düzeyinde sefere çıkarak örgütsel dinamizmi en üst düzeye çıkarmış, ülkemizde aynı eksende birçok örgüt dağılma ve çöküş sürecine girerken nicel ve nitel olarak süreçten büyüyerek çıkmayı başarmıştır. 2010 Haziran ayında tarihinin en yüksek katılımlı ve coşkulu Genel Kurulunu yüksek moralle gerçekleştirmiştir. Yeni ve çok önemli bir sürecin ortasında çalışmalarını sürdürmektedir...
                
                 2-„ ADD, yalnızca üyelerine karşı sorumlu bir örgütsel yapının adı değildir

     

    (Devamı... | 6851 byte kaldı | 2 yorum | SEÇİLEN | Puan: 24.4) Gönderen: editor Tarih: 29.07.2010 Saat: 22:11 (409 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: Ahmet Kaya, Nevzat Çelik Telif Hakkı ... - Salim KOÇAK
    SEÇİLEN

     

                Nevzat Çelik’in özellikle Müebbet Türküsü adlı şiir kitabı benim favori kitaplarımdan biri olmuştur. 
                Taa 15-20 yıl önce ve eşimle birlikte Olimpos kumsalında bile okurduk oradaki şiirleri.. 

                 Okur okur, acılı dizeler içindeki güçlüklere direnmenin püf noktalarını kavramaya çalışırdık birlikte. 
                 Hayatın zorlukları karşısındaki direnme azim ve gücümüzü beslerdi o kitaptaki şiirler. 
                 Bugün de zaman zaman alır, okuruz o büyük direncin destanını.
               
                 Şükrü Küçükşahin’in bugünkü Hürriyet’teki köşesinde okudum. 
                 Biliyor musunuz; Şafak Türküsü’nün da şairi olan Nevzat Çelik, Ahmet Kaya tarafından bestelenen şiirlerinden sadece ve sadece 400-500 lira kadar bir telif ücreti almış. Yani hiçbir şey almamış. Evet, milyonlarca satan albümün telif ücretini ödemesi gereken müzik eviymiş ama, ödenmediğini Ahmet Kaya’nın bilmemesi mümkün müydü ?.. Dolayısıyla da isteseydi elbette gereğini yaptırtabilirdi. 
                 
                 Yapmıyor mu, o müzik eviyle çalışmaz, olur biterdi. 
                 Bekler miydiniz böyle bir şeyi Ahmet Kaya’dan. 
                 Doğrusu, ben hiç ummazdım.
                 
                 Ama mirasçıları telâfi edebilir herhalde bunu. 
                 Etmelidirler. 
                 Lütfen, bir açık çağrı saysınlar bu satırları ve yapsınlar gereğini. 
                    
                 Versinler Nevzat Çelik’in hakkını.
                 
                 Hak, adalet ve insanlık kaygısının, ideolojilerden önce gelmesi gerektiği bu örnekle bir kez daha anlaşılmış olmuyor mu ?.. 
                 Haaa, yanlış anlaşılmaması için hemen söyleyeyim : 
                 Nevzat Çelik’in ne dostuyum, ne arkadaşı. 
                 Kendisiyle tanışma onuruna dahi ermiş değilim.

                 Salim KOÇAK
                 Gazeteci-Yazar
                 29 Temmuz 2010

    Not : Söz konusu yazıyı merak edenler için : http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15439994.asp?hid=15446589
     

     

    (yorumlar? | SEÇİLEN | Puan: 24.9) Gönderen: editor Tarih: 29.07.2010 Saat: 21:58 (426 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: ADD Genel Başkanlığına !.. Prof. Dr. Ahmet SALTIK
    SEÇİLEN

     

        12 Eylül 2010'da yapılacak Anayasa değişiklikleri referandumunda ADD'nin kurumsal olarak bir tutum benimseyememesi ve eylemli girişim içinde olamaması kabul edilemez.
         ADD kurucularından Sn. Prof.Dr. Mustafa ALTINTAŞ'ın itirazına büyük ölçüde katılmaktayım.
         "Kamu yararına dernek" olmak, yapıp edeceklerinin "iktidar tarafından vesayet altına alınması" demek değildir.

         Dernekler Yasası ve demokratik özgürlükler kapsamında, iktidarın kimi uygulamalarının -örneğimizde Anayasa değişikliklerinin- kamu yararına olmadığını söyleyerek halkı uyarması tam da kamu yararına hizmet demek olabilir.  İktidarların her yaptıklarının kamu yararına olduğunu varsaymak, ancak totaliter rejimlerde, faşizmde, teokrasilerde olabilir.
           
         1982 Anayasası'nın "A. Dernek kurma hürriyeti" yan başlığı altındaki maddesi aşağıdadır :
         MADDE 33. – (Değişik: 23.7.1995-4121/2 md.; 3.10.2001-4709/12 md.)
         ......
          Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
         .... 
         Dernek kurma özgürlüğünü sınırlama gerekçeleri Anayasada bellidir. Bu sınırlar aynı zamanda derneklerin etkinliklerinin de anayasal çerçevesidir. Md. 33'te yazılan gerekçeler dışında dernek etkinlikerinin sınırlandırılmış olduğu yorumu yapılamaz. "Kamu yararına dernek olma statüsü", anayasal özgürlük kapsamında etkinlikler yerine getirilirken kamunun engeliyle değil, kamunun koruması ile buluşmak demektir.    
       
         298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında yasanın ADD Genel Merkezince gerekçe gösterilen ilgili 62. maddesinin, Dernek kurma ve bu çatı altında çalışma özgürlüğü sağlayan uluslararası anlaşma ve sözleşmeler karşısında geçerliği yoktur. Anayasanın 90. md. si son fıkrası bağlamında dernek kurma ve örgütlenme özgürlüğü, temel insan hak ve özgürlükleri bağlamında, AB'ye uyum süreçlerinde TBMM tarafından usulüne uygun olarak (bir yasa ile) benimsenen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Madde 3 : Serbest seçim hakkı: Yüksek Sözleşmeci Taraflar, yasama organının seçilmesinde halkın kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacak koşullar içinde ... yapmayı yükümlenirler.) ve AİHM’nin yargı yetkisini tanıyan pek çok düzenleme ile üstün iç hukuk normu olmuşlardır. Kuşku yok, referandum da seçimlerle aynı kapsamdadır. 

     

    (Devamı... | 6093 byte kaldı | 1 yorum | SEÇİLEN | Puan: 26.2) Gönderen: editor Tarih: 29.07.2010 Saat: 20:53 (494 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: Rahatladınız Mı ?.. - Osman KARAHANOĞLU
    SEÇİLEN

     

                Marmaris'in dahi ressamı eskizi sonunda,
                Ortaya çıkan tablo ...
                        
                Ülkenin bölünme noktasına geldiği şu günlerde,
                Derin uykuda olan halk,
                Yıllar önce yutturulan afyon ve " Tekbir " getirmekten mutlu olan zavallılar ...

                Yaşanan gerçekler ...
                
                Yakın bir gelecekte, tıpkı Anadolu Selçuklu Devleti'nin parçalanmasına benzer bir tablo ...
                O günlerde beylikler haline getirilen Anadolu ...
                Bu gün eyaletler haline dönüştürülmek isteniyor.

                Hâlen dindarlar, laikler yahut ta dinsizler kavramları ile gemilerini yüzdürmeğe çalışanlar...
                
                Gidişatın kamuflâjı için ortaya atılan,
                Sahte gündem ve tartışmalar ...
                35 nci madde,
                Dubai Antlaşması ...
                
                İçimizdeki işbirlikçilerin olaylara müdahalesi ...
                Yalan, hile ve her türlü pislik ...

     

    (Devamı... | 4486 byte kaldı | 1 yorum | SEÇİLEN | Puan: 26.6) Gönderen: editor Tarih: 29.07.2010 Saat: 03:05 (703 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: İkinci Perde Açıldı !.. - Rifat SERDAROĞLU
    SEÇİLEN

     

                Türkiye, 1980 li yıllardan bu yana dış destekli PKK terörü ile mücadele ediyor. 
                1980 öncesinde Suriye, PKK terör örgütünün liderini yıllarca başkenti Şam’da ağırladı. 
                Terör örgütü militanlarına kamp yeri, eğitim yeri, mühimmat, her türlü  lojistik destek verdi. 

                Bunda, dün yazdığımız gibi, Türkiye’nin belini doğrultmaması için bazı önemli Avrupa ülkelerinin ve bazı Arap ülkelerinin de rolü tartışılmazdı. Suriye;  batı ve arap ülkelerinin ve Rusya’nın taşeronluğunu yaparken, esas amacı olan “Güney Doğu Anadolu Projesini” (GAP) ve 7 Küpeli Gelin’i ( Dicle-Fırat üzerine yapılan 7 baraja,Sn Demirel’in verdiği isim.Bu barajlar tamamlandı ) engellemek ve su kaynaklarının kontrolünün Türkiye’nin eline geçmesine mani olmak istiyordu. 
                
                Batı ve Arap ülkeleri de, GAP’ın finansmanı için tek dolarlık kredi almamızın önünü her defasında kestiler. Zamanın çilekeş devlet adamları, özellikle Sayın Demirel, bir taraftan yokluk, fakirlik, yatırımsızlıklarla uğraşırken, ülkenin kıt kaynaklarını gözlerini kırpmadan, ülkede enflasyonun artması ve seçmen tarafından cezalandırılmayı göze alarak bu projeye yatırdılar. İçerden, ömründe bakkal dükkanı işletmemiş, ülkeye tek çivi çakmamış hayal aleminde yaşayan sözde sosyal demokratlar, dışarıdan ülkenin kalkınmasını istemeyen emperyalist devletlerin her türlü oyununa rağmen, Türkiye 1980 yıllarına kadar, yıllık %5 Enflasyon, yıllık %7 Kalkınma hızını yakalamayı başardı. 
                
                Baktılar ki Türkiye tüm engellemelere rağmen dik duruyor ve kalkınmaya devam ediyor, o zaman büyük patron ( Big Boss-ABD ) devreye girdi. Ressam bozuntusu Kenan Evren ve arkadaşlarını ikna etmek çok kolaydı. 11 Eylül’e kadar 5.000 ( beş bin ) gencimizin ölümüne sebep olan terör, bir günde bıçakla kesilir gibi bitivermişti. 12 Eylül 1980 darbesi yapılmış, maksat elde edilince, terör de bitmişti.12 Eylül 1980’den bu güne Türkiye terör sebebiyle  40 binden fazla insanını ve tüm milleti  sıkıntıdan kurtaracak büyüklükte bir ekonomik değerini kaybetti. Hala da kaybetmeye devam ediyor. Türk Milleti tüm provokasyonlara göğüs gerdi. Terörist ile sade Kürt kökenli vatandaşı birbirinden ayırmasını bildi. Çünkü bu millet gerçekten büyük millettir. Büyük bir imparatorluğun mirasçısıdır. Bir imparatorluk hoşgörüsüne sahiptir. 
                
                Çeşitli etnik gruplar, değişik inanç sahipleriyle bir arada yaşama kültürünü özümsemiştir.
                
                Ancak daha önceki yazılarımda da belirttiğim üzere, Türkiye üzerinde oynanan oyun artık tamamen dış güçlerin elindedir. 
                Maalesef baştan bunlarla işbirliği içinde olan AKP ipi elinden kaçırmıştır. Bunlar, oyunun ikinci perdesini, İnegöl’de açtılar. Bir başka perde, Hatay-Dörtyol’da idi. Evvelki gün Erzurum’a gece karanlığında adeta bayram kutlaması gibi kornalarla, bayraklarla konvoy halinde giren BDP Genel Başkanının başlattığı provokasyon, Erzurumlunun sağduyusu ile gerçekleşmedi. Erzurum’a büyük şamata ile giren BDP Başkanı, ertesi gün adliyenin arka kapısından çıkarak, şehri kaçar gibi terk etti. Belki Dörtyol’daki olayların boyutundan korktu. Korkulmayacak gibi değil !..

     

    (Devamı... | 9256 byte kaldı | yorumlar? | SEÇİLEN | Puan: 27.0) Gönderen: editor Tarih: 29.07.2010 Saat: 02:43 (704 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    DELİ BALTA: Şah Ve Şahbaz !..
    DELİ BALTA

     

                Sevgili okurlar,
                Ne kadar beceriksiz yurtseverleriz.
                Bir türlü ben saplantısından kurtulamadık.
                Saplantılar hep sırtımızda birer kambur ...
                
                Olayları izlemek için Ulusal Kanal Televizyon Gazetesi Programı'na izleyici olduk.
                Ekranda Halil Nebiler yok !..
                Ekranda bir bayan iki sözcük üçüncüsü " eeeee

     

    (Devamı... | 3373 byte kaldı | 7 yorum | DELİ BALTA | Puan: 26.6) Gönderen: editor Tarih: 29.07.2010 Saat: 01:51 (717 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: Bu Halkla Nasıl !.. - A.Nusret DOĞAN
    SEÇİLEN

     

                Sevgili okurlar,
                Hepimiz demokrasi ve demokrasilerin vaz geçilmez gücü halk ile içine düşürüldüğümüz durumdan çıkmak istiyoruz.

                Ama nasıl ?
                Ama hangi halk ile ?
               Ama hangi siyasetçiler ile ?..
                .....
                Kimi dostlar halk eğitimsiz,
                Halk bilinçsiz, kültürsüz gibi söylemlerle öne çıkıyorlar.
                Ve güya kendilerince fikir ürettiklerini sanıyorlar.
                Böylecede aydınlar rafında bağdaş kuruyorlar !..
                
                Evet eğitim, eğitim yine eğitim ...
                Bilidiği gibi insanın ilk eğitimi ana kucağında başlıyor.
                Ana kucağında başlayan eğitimin sağlam temeller ile başlayabilmesi için analar önemli rol üstlenirler toplumda ... Ancak bu analar, çocukluklarından beri kendilerine dayatılan çarpıklıkların esiri olmuşlar ise işte o zaman kucaklarına aldıkları yavrularında eğitimi çarpıklıklar içerisinde olacaktır. Nedir bu çarpıklıklar derseniz ?..
                Öncelikle yıllar yılı nesilden nesile aktarılan " hurafeler " ve " uyduruklar " ...! Örneğin çocuğuna mutlaka sağ ayağı ile kapıdan dışarı adımını atmasını dayatan bir ana !.. - dayatma nedenini kendisi  de bilmez - Bu örnekler çoğaltılabilir. İşte bu çoğaltılan ve nesilden nesile katlanarak gelen uyduruk saplantılar sonunda yüce Türk ulusunun yumuşak karnı " din " ve " ibadet " olarak oluşmuştur asırlardan beri...
                
                İşte bu yumuşak karnımızdan dolayı,
                Yukarıda sorulan soruya yanıt maalesef " hangi halk ile ? " olacaktır.

     

    (Devamı... | 6664 byte kaldı | 3 yorum | SEÇİLEN | Puan: 26.1) Gönderen: editor Tarih: 29.07.2010 Saat: 01:03 (716 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: İlköğretim 3 Yıla İndi !.. - Mahiye MORGÜL
    SEÇİLEN

     

               2004 Kasım ayında Ankara pilot ilkokullarında elimize gelen bir dosyada, ilköğretimde 3.sınıftan sonra seçmeli ders sistemine geçileceğinin ilk belgesini görmüş ve derhal basına vererek kamuoyunu haberdar etmiştim. Milli Eğitimde Emperyalist Kuşatma kitabımda da bu belgeyi yayınlamıştım. Beş yıl sonra bugün, aynı program tüm Türkiye’de uygulanmak üzere resmen önümüze getirildi. 

                Parçalanmış ilköğretim demek, sosyal açıdan artık çocuklarımızın sınıf arkadaşları olamayacak demektir. 
                Düşmanlarımız bizi olabildiğince küçük parçalara bölmenin yolunu böyle buldular. 
                Taktikleri özetle şöyle:
                “Parçala, her bir parça diğerleriyle bir daha buluşamayacak kadar ayrıştır.” 
                
                Bunun bir anlamı şudur; iki çocuk yan yana geldiğinde ortak konuşacakları bir şey kalmasın, bir fikir oluşturamasın, bir ailede kardeşler arasında bile ortak bir şey kalmasın. Beş yıldan beri şunu gördük, aynı kitabı okumuş olan iki kardeş yok artık. Şimdi aynı dersi okumuş olan iki kardeş de kalmayacaktır ! Bunun adı temel eğitim değildir, toplumumuzu temelden parçalama eğitimidir. 2004’de, aşağıdaki metni yüzlerce fotokopi bastırıp dağıtmışım. Bugün aynen geçerlidir.
     
                TEMEL EĞİTİM 3 YILA İNDİRİLİYOR !
     
                İLKÖĞRETİMDE 3.SINIFTAN SONRA DERS SEÇME BAŞLARSA;
                MÜZİK, RESİM VE BEDEN EĞİTİMİ DERSLERİ KALDIRILIRSA;
                BU DERSLER PARÇALANIR VE BİREYSEL ETKİNLİK HALİNE GETİRİLİRSE;
                DERSLER SEÇMELİ VE PARALI OLURSA;
                ÜSTELİK BİLGİSAYARI SEÇEN ÇOCUK BU DERSLERİ ALAMAYACAKSA;
                İLKÖĞRETİM FİİLEN 3 YILA İNDİ DEMEKTİR !
                DİN KÜLTÜRÜ DERSİ PARÇALANARAK KALDIRILACAK VE KÜLTÜREL DEĞERLER DERSİ ADIYLA YABANCI DİN VE MEZHEPLER OKUTULACAKSA; EĞİTİMDE BİRLİĞİMİZ TEHDİT ALTINDA DEMEKTİR.
                
                Temel eğitim zorunlu dersleriyle bütündür.

     

    (Devamı... | 5673 byte kaldı | 1 yorum | SEÇİLEN | Puan: 26.4) Gönderen: editor Tarih: 29.07.2010 Saat: 00:29 (733 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: Türkiye Cumhuriyeti Musalla Taşında (3) ... - Zafer İSKENDEROĞLU
    SEÇİLEN

     

               AKP ihanet hükümetinin anaysa değişikliğinin en önemli sebeplerinden bir olan karlı satışlar olduğunu söylemiştik.  Egemenliği, millet adına kullanmak yetkisini anayasal olarak yürümeye, yasamaya, yargıya verilmesi boşa olmadığı her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır.
     
                Yürütmeyi ele geçiren güç, yasamaya da etki edince, bekamızın karatılmaması için hükümet uygulamalarına ve hükümetin vesayetine giren meclisin yanlışlarına dur diyebilecek, yanlışları hukuken değerlendirip bekamızı karatacak hükümet kararlarını frenleyecek yargıdır. Yargı, siyaseti, siyasetçiyi denetleyecek, mecliste çoğunluk dahi olsa ulusal çıkarlarımızı, hürriyetlerimizi tehlikeye düşüren yasa, kanun değişiklerini frenleyecek olan yargıdır.
     
                Hükümet ve başbakan bas bas bağırıyor, “Anayasa mahkemesi, ana muhalefet mahkemesi oldu” .
                “ Milletten kaçanlar, Anayasa mahkemesine gidiyor “  vs mahkemelere atıp tutuyor.
     
                Dediği,  ben çoğunluğum, seçilmişim, mecliste benim, mahkemede benim.  Yani Milli egemenliği ben temsil ediyorum, yargıda bana uyacak. Tanımam kuvvetler ayrılığını, takmam yargıyı. Kuvvet benim, Rab benim. Mahkemeler benim düşündüğüm gibi düşünecek, benim aldığım kararlara ram edecek. Başbakan bağırıp duruyor, “ Vesayet bu ülkenin kaderi olmasın “ diye yırtınıyor. 
     
                Başbakan o yakındığı vesayetçiliği bizzat kendince uygulamaktadır. 
                Vesayetine almadığı kurumlardan yargıyı son anayasa değişikliği ile bertaraf edip, iğdiş ederek koynuna sokacak, orduyu da darbelerle, teröristlikle suçlayarak felç edip hükümetin emir erine dönüştürecektir.  Milli egemenliği halk adına kullanan Yürütme zaten başbakanın vesayeti altında, mecliste çoğunluğu elinde bulundurmaktadır, başkanını tayin etmektedir, dolayısı ile mecliste yürütmenin ve başının vesayeti altında. Kendi iradelerini dumura uğratmış, dillerini lal etmiş, düşünemeyen, düşünse de söyleyemeyen, karşı gelemeyen vekiller başbakanın vesayeti altında.
     
                İktidarının gücü ile beslediği basım yayım kuruluşları ve devlet radyo, televizyonu vesayeti başbakanın ve hükümetinin altında.
     
                Elleriyle oluşturdukları, adlarına sivil dedikleri kitle örgütleri de vesayetleri altında. 
                Deniz feneri derneği, İHH da vesayetleri altında. 
                Bunlar hem partinin finansörlüklerini yapıyorlar, hem içeride hem de uluslar arası alanda, AKP’nin militanlığını yapıyorlar. Mahiyetindeki memurlarda vesayetleri altında, olmayanların ise akıbetleri sürgün, azil yada ceza evleri. Emniyet, MİT, Valiler, Kaymakamlar da vesayetleri altında. Bunlar partizana dönüşmüşler, halka hizmet etmiyorlar, hükümetin her yaptığına, dediğine boyun eğerek halka zulmediyorlar.  Valiler, Kaymakamlar iktidarın devamlılığı için çaba gösteriyorlar, polis, istihbarat teşkilatları hükümetin varlığının bekası için halkı, kurumları dinliyorlar, ajanlık yapıyorlar, soruşturmalara imza atıyorlar ve toplumu en ağır şekilde baskı altında tutuyorlar.

     

    (Devamı... | 12448 byte kaldı | yorumlar? | SEÇİLEN | Puan: 26.8) Gönderen: editor Tarih: 28.07.2010 Saat: 23:39 (744 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    EDİTÖR'DEN: Yazı Gönderen Dostlara !..
    EDİTÖR'DEN

     

               Sitemize yazıları ile destek veren dostlar !..
               Sizlerden küçük bir ricamız olacak !..

               Yaşadıklarımıza tepkileriniz yansıması olan yazılarınızda lütfen " Microsoft Word " yazılımının yazıyı biçimlendirme özelliklerini kullanmadan yazılarınızı gönderiniz. Çünkü yazılım dilinde " tag " olarak adlandırılan bu grafiksel işaretler, sitemiz bilgilerinin saklandığı MySQL veri tabanınca kabul edilmemktedir. Durum böyle olunca bu tür yazıları yenibaştan düzgün 
    metin ortamında düzenlememiz gerekiryor.

               Aslında yazılarınızın sizin gönderdiğiniz veya görünmesini istediğiniz biçimde yayınlanması hayli zor.
               Zaman zaman da imkansız.
               Sanıyorum derdimizi anlatabilmişizdir.

              ASA-HABER

     

    (yorumlar? | EDİTÖR'DEN | Puan: 25.9) Gönderen: editor Tarih: 28.07.2010 Saat: 23:30 (745 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: Sorunu Kim, Nasıl Çözer ?.. - Sabahattin TALU
    SEÇİLEN

     

               Neredeyse tamamımızın maalesef ki "Kürt Sorunu" olarak adlandırmasına rağmen, 
               Sorun'un gerçek adı; "PKK ve PKK'lı Kürtlerden kaynaklısorun"dur ve çözümü hiç de kolay değildir.
               Neden değildir ? 

               Çünkü sorunun çözümü, sadece Öcalan ve bugüne kadar çoğunlukta olmalarına rağmen taşın altına elini bir türlü sokmayan/sokamayan, sürekli sessiz ve beklemede kalan, amiyane tabirle zurnanın çıkarttığı o son sesi bekleyen "PKK'lı olmayan Kürtler"dedir.
    Öcalan derse ki; "Artık bu işten vazgeçmeliyiz. Artık kan akmasın. Dağdakiler gelip teslim olsunlar. Kana bulaşanlar cezalarını çeker, diğerleri de yeni bir hayata başlarlar. Ben önemli değilim, şartlarım biraz düzeltilirse ömrümün geri kalanını burada sürdürürüm. Devlet de bu konuda daha hoş görülü olursa barış süreci hızlanır", işte o zaman terör tam olarak bitmese de son derece minimize olur. 

               Kürtçülük biter mi ? 
               Bitmez, ancak azalan oranda devam eder.
               Öcalan, böyle bir şey söyler mi ? 
               Asla söylemez. 
               Çünkü, son 11 yıllık yaşanan/yaşatılan İmralı tecrübesi, Öcalan'ın, soyadı ile adeta özdeşleştiğini göstermektedir. Öcalan, kendisine tutsaklık yaşatan Türkiye'den öç almaktadır.
              
               Eşi şehit olan Kardelen Elif''in törende PKK için sarf ettiği; "Ben de Kürdüm. Sen kim oluyorsun da beni temsil ettiğin iddiasıyla benim hakkımı benim yerime güya savunmaya kalkıyorsun ! " karşı çıkış, isyan ediş çığlığı, aslında çözümün tek adresini göstermektedir. Yani top; PKK'lı olmayan sessiz Kürtlerdedir. Ne açılım, ne süper veya mega açılım, ne askeri operasyonlar, ne ekonomik yatırımlar, ne eğitim, ne sosyal ve kültürel haklar, ne tek başlarına ve ne de hepsi birlikte olmak üzere, sorunu asla çözmez, çözemez, mümkün de değildir.

     

    (Devamı... | 7577 byte kaldı | yorumlar? | SEÇİLEN | Puan: 26.0) Gönderen: editor Tarih: 28.07.2010 Saat: 23:22 (747 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: Zaman Daralıyor !.. - Banu AVAR
    SEÇİLEN

     

              Güneydoğu ateş altındayken, Hatay ve İnegöl kaynamaya başladı. 
              Şırnak’da Devlet adamları sokakta yürüyemiyor ! 
              Bu ateşin yayılması uzun zamandır planlanmaktaydı…

              Yazmıştım, küresel güçler, kolay kolay pes etmeyen   milletleri ‘yola getirmek’ için bölgesel  savaşların ateşini yakarlar.. CIA  istasyon şefi Paul Henze açıkca söylemişti:
    …. temel bir düzenlemenin (federasyonlaştırmanın) yapılabilmesi için 20. yüzyılın sonunda Türkiye’nin içine sürüklendiği bunalımın  daha (da) kötüleşmesi gerekecektir.’ ( Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında )

              İşte bunalım giderek arşa tırmanıyor.  
              Bakın işsizlikten, açlıktan yokluk ve yoksulluktan, satılan fabrikalardan bahseden kaldı mı ?  
              Gündem giderek sertleşiyor. 
              Bu ‘iç savaş’ gündemidir. 
              Açın Yugoslavya örneğini okuyun. 
              Aynen böyle başlamıştır.

              Perkins  şablonu yazmıştı…
              John Perkins’i okudunuz mu ? 
              Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları adlı kitabın yazarı.

              Küresel ( sermayenin / çetenin ) Yugoslavya’da  ve dünyanın birçok ülkesinde nasıl bir senaryoyla hareket ettiğini ana başlıklarıyla anlatır.   İnternetteki bir söyleşisinde  dünyayı ele geçirmeyi hedefleyen küresel sermayenin şablonunu şöyle özetlemişti.

              İşte, Türkiye’nin 1947 sonrası tarihi.

     

    (Devamı... | 11604 byte kaldı | 1 yorum | SEÇİLEN | Puan: 25.6) Gönderen: editor Tarih: 28.07.2010 Saat: 22:56 (754 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    ALINTILAR: Temmuz Sıcağında Onurlu Günlerimiz !.. - Şahap Osman ARAS'tan
    ALINTILAR

     

                Temmuz ayında sıcaklar doruğa ulaşır. Ancak, bizleri bu ayda bahar ferahlığına erdiren, nice kutlu ve onurlu günlerimiz vardır: 20 Temmuz 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı, 23 Temmuz 1919 Erzurum Kongresi, 23 Temmuz 1939 Hatay’ın Anavatana katılması, 24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşması… art arda kutladığımız mutlu günlerdir.
     
                20 Temmuz 1936 Boğazlar Sözleşmesi        :

                Birinci Dünya Savaşı’nın kazananı İtilaf Devletleriyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Hükümeti arasında Lozan’da imzalanan Barış Antlaşmasında, tüm anlaşmazlıklar çözüme kavuşturulamamış; Musul Sorunu, Boğazlar Sorunu, Hatay Sorunu ortada kalmıştı. Misak-ı Milli (Ulusal Ant) sınırlarımızın içinde kalan, Musul-Kerkük-Süleymaniye petrol bölgesini kazanmak üzere olduğumuz bir zamanda, köşeye sıkışan İngilizler 1925 yılında Şeyh Sait isyanını başlatarak, ulusal gücümüzü zaafa uğrattılar. Bu nedenle, günümüzde “Kuzey Irak” diye anılan, Musul Eyaleti’ni terk etmek zorunda kaldık. Çanakkale ve İstanbul Boğazları’nın yönetimi ise, Ulusumuzun egemenlik hakları ihlal edilerek, uluslararası bir komisyona bırakılmıştı. (Bugün yeniden, aynı statüye dönülmesini dillendiren vatansızlara yazıklar olsun!)
     
                    Türkiye, Avrupa’da Hitlerin yayılımcı tehditlerinin ortaya çıktığı 1933 yılından başlayarak, Boğazlar konusunu dünya kamuoyunun gündemine taşıyarak, uluslararası görüşmeleri başlatmıştır. 20 Temmuz 1936 tarihinde İsviçre’nin Montrö kentinde imzalanan Boğazlar Sözleşmesi ile, Türkiye Cumhuriyeti’nin Çanakkale ve İstanbul Boğazlarındaki egemenlik hakları, ilgili bütün devletlere  kabul ettirilmiştir. Montrö Boğazlar Sözleşmesi, 20’şer yıllık uzatmalarla, günümüzde geçerliliğini korumaktadır. Sözleşme,1996’da, 20 yıl daha uzatılmıştır. Ne var ki, ABD’nin emperyalist emelleri Karadeniz’de üstünlüğü ele geçirmeye yönelik olduğundan, Sözleşme kurallarını delmeye çalışmaktadır.

     

    (Devamı... | 13108 byte kaldı | yorumlar? | ALINTILAR | Puan: 25.7) Gönderen: editor Tarih: 28.07.2010 Saat: 22:42 (754 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: Ağlayanı Yalnız Bırakmak Yakışmıyor !.. - Mustafa YILDIRIM
    SEÇİLEN

     

                Öğrenime verilen arada baba evime gelmiştim.  
                O sıralar hoş karşılanmıyordu saçın sakalın birbirine karışması. 
                Berberin koltuğuna oturdum. 
               
                Ustura yüzümde gezinirken kapı açıldı ve bir genç göründü. 
                Telaşlıydı, heyecanlıydı:
                - “Abi ! Şimdi analarını… Her şey hazır, sopalar ve öteberi !
                Sobanın sıcağından bunalmıştım; ama bu sözlerle dükkân buz kesti.
                Berber sakindi:
                - “Oğlum o gençler Amerikalılara karşı !
                - “Abi dün gece camide toplandık ve..."
                - “Oğlum anladık da siz Müslüman Amerikalı Hıristiyan…
                Gencin sesi birden yükseldi:
               
                - “Boş versene Abi, o eskidendi. Hem  … Hoca dedi ki ‘Şimdi Hıristiyan-Müslüman dindarlar birleşti; dinsizlerin hakkından geleceğiz !
                Bu sözlerle biraz kasılmıştım. Berber, usturası boğazımda, aynadan beni süzerek sordu:
                - “Akideş, canın mı yandı ?
                Kendimi tutarak “İyiyim” dedim.
                Berber işkillenmişti:
                - “Akideş, sen nerde okuyorsun ?
                Yalana başvurdum ve ‘ODTÜ’ demedim; “İktisat Akademisi’nde” dedim.
                Berber sakinleşti; “Tersten alayım mı ?” diye sorunca “Gerekmez” dedim.
                Sopaları hazırlayan genç berbere “Abi unutma; akşama seni bekliyoruz !..” diyerek çıkıp gitti.
               
                O gün hep sopaları ve “öteberi”yi düşündüm. 
                Bizim kentimizde üniversite yoktu. 
                Kime saldıracaklardı ?
                O gece Ankara’ya döndüm. 
                Kötü haber akşama doğru geldi. 

     

    (Devamı... | 9015 byte kaldı | yorumlar? | SEÇİLEN | Puan: 25.9) Gönderen: editor Tarih: 28.07.2010 Saat: 22:36 (754 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: İşte Dubai Antlaşmasının Tam Metni !.. - Arslan BULUT
    SEÇİLEN

     

               CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “ Dubai’de Ali Babacan, attığı imza ile Türkiye’ye ihanet etti mi etmedi mi ? O senin Bakanın mı, değil mi ? Sen bir milyar dolara Türkiye’yi pazarlamaya kalkıyorsun, sonra kalkıp ihanetten bahsediyorsun. Sen ülkeye ihanet ettin, ülkeye” dedi ve Tayyip Erdoğan tarafından mahkemeye verildi. 

                Konuyu ilk olarak Onur Öymen ve Deniz Baykal gündeme getirmiş, 

                Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yaparak, 
                Türkiye’nin Irak’a tek taraflı müdahalede bulunmaması hususunun, 
                Türkiye ile ABD arasında 22 Eylül 2003’te imzalanan 
                Hibe anlaşmasının ön koşulu haline hiçbir zaman gelmediğini, 
                      
                Türkiye’nin, bu anlaşmayla tek taraflı müdahale konusunda bir taahhütte bulunmadığını belirtmişti.

                Anlaşma gizli deniliyor ama ABD açısından değil. 
                Okurumuz Başak Nohutçu, 
                Söz konusu anlaşmanın Amerikan Hazine Bakanlığı İnternet sitesinde ayan-beyan yayında olduğunu bildirdi. 
                
                Gerçekten de sitenin arşivinden 22 Eylül 2003 yılı kayıtlarına girdiğinizde anlaşma metnini kolaylıkla buluyorsunuz. 
                Metin aynen şöyle: 

                “ ... Turkey and the United States signed a Financial Agreement today by which the United States is making available as much as $8.5 billion in loans to Turkey.
                The purpose of the Financial Agreement is to support Turkey’s ongoing economic reform process.
                The loan disbursements will be used to service Turkey’s external and domestic debts.
                The loan will have a 10-year maturity with a 4-year grace period for repayment of principal.
                The loan will be disbursed over a period of about 18 months in 4 equal disbursements.
                Under the Financial Agreement, each disbursement is conditioned on Turkey meeting the conditions set forth in U.S. law.  The two conditions are: (1) Turkey is implementing strong economic policies; and (2) Turkey is cooperating with the United States in Iraq.
                
                The contribution of Turkish troops for peacekeeping and stability operations in Iraq is not a necessary condition for determining Turkish cooperation in Iraq.  The Turkish Treasury will decide on the timing of the request for each disbursement, taking into account cash flow, and internal and external debt service. The United States will reply within 8 business days of a request for a disbursement as to whether it considers that Turkey meets the conditions.
                
                The last two disbursements can be converted into a grant, if Turkey wishes.  
                Turkey may pre-pay the loan.
                The Financial Agreement will become effective once remaining legal and technical procedures are completed
    .” 

                Görüldüğü gibi Türkiye’ye 8.5 milyar dolarlık kredi verilmesi karşılığında, bu anlaşmanın iki şartı olduğu belirtiliyor ve o zaman “Güçlü Ekonomi Programı” denilen Kemal Derviş politikalarına devam edilmesi ve Türkiye’nin ABD’nin Irak operasyonlarında yer almaması veya Irak’a yönelik askeri bir operasyonda bulunmaması şart koşuluyor. Tabii bu husus nispeten diplomatik bir dille ifade ediliyor:

     

    (Devamı... | 6626 byte kaldı | yorumlar? | SEÇİLEN | Puan: 25.9) Gönderen: editor Tarih: 28.07.2010 Saat: 22:11 (755 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: Atilla İlhan Bir Tespit Yapmış !.. - Yüksel CAVLAK
    SEÇİLEN

     

                „Türkiye`nin bir hain kotenjanı var, bu nüfusun yüzde 10`udur. Türk aydını dediğimiz kişi, Batı`nın ajanıdır. Eğitim, savunma ve ekonomi milli olmalıdır, olmazsa Sevr gelir. Batı diye bir şey yoktur. Bu hayali bir kavramdır. Türkiye`de basın Türk değildir.“

     

                 Bu değerli insanın bu tespiti ne zaman yaptığını bilmiyorum. 
                 Belki 10 belki de 20 yıl önce yaptı diyelim bu önemli tespiti. 

                 Onun yaptığı zamandaki yüzde 10`uk tespitten yola çıkarsak, ülkede 7 milyon hain var diyebiliriz. 
                 O zamana göre tabi ki... 
                 Türkiye`nin aldığı seyre bakarsak, bunun bugün belki de yüzde 20 olduğunu görürüz.

                 Bu da eder 14 milyon. 
                 Gerçekten de Türk aydını Batılaştı. 
                 Hangi gazeteyi elinize alırsanız alınız, AB ve ABD yanlısı yazılarla karşılaşırsınız. 
                 Bu demektir ki, tespit yüzde yüz doğru !
                
                 Milli Eğitim, Milli Savunma`nın önündeki milli tarih oldu! Ekonomi ise, yerli olmaktan çıkıp bize tam yabancılaştı. Atilla İlhan`nın dediği gibi, bunlar ortadan kalkınca, çıktı karşımıza bir ejderha gibi SEVR... SEVR sevdalılarına hem Türkiye`de hem de yurtdışında rastlamaktayız. Bunlar hep birlikte, 1919``dakinden daha aktif olarak çalışmaktadır. Onlar harıl harıl çalışırlarken, kusuru bakmayın, ama bizler yani Atatürkçüyüm, yurdumu severim diyenler aval aval, olup bitenlere bakmaktayız hipnotize olmuş gibi !..

                 Tanrı sonumuzu hayır etsin...
     
                 Dr. Yüksel CAVLAK

     

    (Devamı... | 2 yorum | SEÇİLEN | Puan: 25.6) Gönderen: editor Tarih: 28.07.2010 Saat: 21:56 (757 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: 35 nci Madde " Bu Ne Çelişki Anne !.. " - Bedri BAYKAM
    SEÇİLEN

     

                Kılıçdaroğlu, “ darbelerle mücadelede samimiyseniz hadi gelin TSK iç tüzüğünden  35. maddeyi kaldıralım ” dedikten sonra, satranç masasında bu hamleyi beklemeyen AKP  panikledi. Erdoğan başına gökten düşen bu hediyeyi reddedecek değildi ama, bunun parsasını da CHP'nin toplamasına razı olmazdı !. O nedenle hemen işi içeriksiz polemiklere çekip, hem teklife sahip çıkmaya hem de “gerekirse o işi biz yaparız” demeye başladı. 

                 Aynı şekilde paydaş medya da, ani bir dönüşle teklifin CHP'den geldiğini ısrarla örtbasa yeltendi.
            
                 Tabii “Balyoz” tutuklama kararları akıl almaz şekilde geçen hafta yeniden çıkabilirken, şu çelişkiyi, lütfen bir hukukçu izah etsin: 35. maddeyi kaldırmayı birileri düşündüğüne göre, demek ki şu anda var ve geçerli. İyi de, hukuki olarak buna inandıklarına göre o zaman bu “Ergenekon” davaları, “Balyoz” soruşturmaları nasıl yaşanabiliyor ? Anayasa Mahkemesi’nin “Anti-laik " faaaliyetlerin Odağı olduğu”nu saptadığı bir Parti iktidardayken, şayet bir Genelkurmayda böyle bir teorik düzeyde bir Harekat planı toplantısı yapıldıysa, o zaman bu zaten yürürlükte olan ve ancak şu anda kaldırılmasından söz edilen 35. maddenin kapsamına girmiyor mu ? 

                 Giriyorsa da o zaman bu zaten “legal” olarak yasada var olan bir hak etrafında TSK'nın yaptığı teorik bir çalışmadan ibaret! Girmiyorsa, zaten ortada sadece hayali bir çalışma var. Her iki şıkta da ortada bir suç nasıl oluyor, anlayamadım!. 35. madde henüz kaldırılmamış olmasına rağmen bu davaların bir izahını, Asker veya hukukçular veya sanık avukatları nasıl yapıyor, bilemiyorum! Yarın bu madde değişse de, bence yine suç teşkil etmez çünkü yasa geriye doğru çalışamaz. Hani AKP durmadan uygunsuz şekilde Ahmet Kaya’nın şarkılarını sahiplenmeye çalışıyor ya ? Ellerini hiç birine uzatmaya kalkmasınlar, Ahmet’in kemikleri sızlar da, ben onlara en sevdiğim şarkısındaki “Bu ne yaman çelişki Anne !..” dizelerini hatırlatmakla yetineyim!Bugün bu 35. maddeyi değiştirmeye kalkışmayı neye benzetiyorum biliyor musunuz ? 

                 1989'da Demir Perde'nin çöküşünden sonra, komünist propagandayı yasaklayan 141 ve 142  nin Türk Ceza Kanunundan çıkarılmasına! Genel Kurmay’ın “niyet düzeyi”nde bile yandaş medyaya hesap verdiği bir dönemde, neden bahsediyoruz ki?  Bu konu zaten toptan gündem dışı ! Türkiye'de görüyoruz ki, sağdan sola herkes, TSK iç tüzüğünden bu maddeyi çıkarma konusunda hemfikir. Harika! Böyle bir konsensüs, sosyal demokratından şeriatçısına, liberalinden ülkücüsüne kadar yerleştiğine göre, kim durdurur sizi! İşin kredisi AKP'nin gözyaşları arasında CHP'ye yarar ve TBMM bu işi hemen hallediverir. 
                 
                 İyi de, yasalar ve Anayasalar, aynı zamanda“Kötü suç işlenmeyecek” varsayımıyla değil, “işlenirse neler olur”  diye yapılır. Yoksa zaten yasa olmaz. Türkiye gibi 87 yıldır her  aklına esenin kökünü dinamitlediği bir ülkede, demek ki artık zaten fiili olarak bitmiş olan askeri müdaheleler dönemi, teorik olarak da son buluyor.

     

    (Devamı... | 6741 byte kaldı | yorumlar? | SEÇİLEN | Puan: 26.4) Gönderen: editor Tarih: 28.07.2010 Saat: 21:48 (767 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: Türkiye Cumhuriyeti Musalla Taşında (2) ... - Zafer İSKENDEROĞLU
    SEÇİLEN

     

                AKP ihanet hükümetinin hap yapıp halka yutturmaya çalıştığı anayasa değişikliklerinin içinde yer alan ve kıyametin kopmasını sağlayan Anayasa mahkemesi ile HSYK’nun yapılarının değiştirilmesi maddeleridir.  
     
                 Zurna burada zırt ediyor, neden mi ?  

                 AKP ihanet hükümeti memleketin tüm endüstrilerini satıp savururken, şehirleri yağmalarken Milli egemenliği kayıtsız şartsız halk adına kullanan, yürütmenin yasamanın dışında olan yargı kurumları, muhalefetin, yada tüzel kişilerin, kişilerin, demokratik kitle örgütlerinin umarsızca sürdürülen yağmaları mahkemelere taşıması ile AKP ihanet hükümetin yağması bir nebze önleniyordu.
     
                 Yargı kurumlarının birçok özelleştirmeler için, 2 B yasası olarak bilinen şehirlerin, ormanların, arazilerin yağmasını sağlayacak gayri meşru düzenlemeler için kamu yararı adına, ulusal çıkarlar adına hükümete dur yapamazsın diyordu.  Cumhuriyet düşmanı, Halk düşmanı, Ordu düşmanı AKP hükümeti çareyi yargıyı denetim altına alıp, siyasi istismara açık kurumlara dönüştürerek soygunlarına dur demeyecek hilkat garibesi, hükümetin emir eri, sünepe bir yargı yaratmakta gördü.     
     
                 Anayasa mahkemesini ve HSYK’yı oluşturacak yeni yargıçlar, sadece hükümetin talanına göz yummayacak, arzulanan o ki, tarikatların, tekkelerin, şeyhlerin, dervişlerin, tüm cumhuriyet ve Atatürk düşmanı soysuzların din sömürüsü ile halkı soymalarına, güç olup cumhuriyetin kazanımlarına karşı direnmelerine karşı da felç olmuş hale geleceklerdir. Vatan haini AKP hükümetinin başörtüsü martavalı ile halkın gözünü bağlamasına, cumhuriyetimizin laik, sosyal, hukuk devleti ilkelerini ayaklar altına almasına hiçbir suretle yargıçlar, savcılar dur diyemeyecek.
     
                  Din baronu, cumhuriyet düşmanı Fettullah “ Adliyelerin altını üstüne getireceksiniz… Önemli olan mahkûm ettirmektir… Hâkim kiralayın…” talimatını doğrudan hükümete veriyordu. Adliyelerin altını üstüne çevirdiler, hâkim kiraladılar, savcıların altlarına makam araçlarını verdiler, yargıyı kendi içinde bölük pörçük ettiler.
     
                 Kiralanan savcılar, hâkimler ulusal güçleri, Mustafa Kemalin neferlerini, cumhuriyet sevdalı, hürriyetten yana, antiemperyalist, tam bağımsızlık yanlısı savcıları, hâkimleri,  aydınları, akademisyenleri, emekli, muvazzaf ordu mensuplarını terörist ilan ederek tutuklamaya başladılar.  Dedik ya, Artık Türkiye’de AKP ihanet hükümetinin direktifleri ile irtica ile bölücü terör örgütü ile mücadele eden zinde ulusal kurumlar, güçler çökertiliyor.  
     
                 Vatan haini hükümet, PKK terörü ve İrticacı güçlerle mücadele etmiyor, cumhuriyetle, hakla,  adliyelerle, muzaffer ordumuzla ile mücadele ediyor.

     

    (Devamı... | 19207 byte kaldı | yorumlar? | SEÇİLEN | Puan: 26.6) Gönderen: editor Tarih: 28.07.2010 Saat: 21:38 (776 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: Balyoz Kime İmiş !.. - Rifat SERDAROĞLU
    SEÇİLEN

     

                Balyoz operasyonunun geldiği noktada anladık ki, bu ne olduğu belirsiz davanın ana hedefi 
                Türk Silahlı Kuvvetlerine indirilecek son darbe imiş…
             
                Dünyanın hiçbir yerinde, ülke içinde ayaklanmış dış destekli bir etnik-bölücü gruba karşı, savaş boyutunda mücadele veren, kahramanca çarpışan bir orduya, yok etme planı uygulanmaz. Bu planın uygulayıcıları, inanılmaz bir pervasızlık içinde yapıyorlar bu işi… İş öyle bir noktaya geldi ki, hiçbir kaçma, delil karartma imkanları olmayan görev başındaki komutanları içeri tıkıyorlar ve dalga geçer gibi 5 ay sonrasına mahkeme günü veriyorlar. 

                 Yani “sizi, kafadan 7-8 ay hapiste tutacağız” diyorlar. 
           
                 Bu, dünyada bir tek Guantanamo hapishanesinde uygulanmış bir yöntemdir.
                
                Olayın hemen arkasından, Tansu Çiller’in siyasete soktuğu, “Türkleri sevmediğini” söyleyen, AKP’nin öndeki isimlerinden ve Kürtçü kanadından Hüseyin Çelik bile tepki koyuyor ve “5 ay önceden tutuklamaya ne gerek var” diye soruyor. İşte bu nokta çok önemli. Bu tepki bir şeylerin ters gittiğinin göstergesi; bazı şeylerin kontrolden çıktığının kanıtı…Daha evvelki yazılarımda sıkça bahsetmiştim. Emperyalist dünya düzenine karşı ABD, 2.Dünya Savaşından sonra kendi özgün modelini yaratmıştır.
                   
                Bu modelin ana özelliği, dünyada mümkün olduğunca çok, küçük, güçsüz ve sözde bağımsız devlet yaratmak, sonra da bu devletçikleri bir biçimde piyon haline getirerek  yönetmektir. Yani ABD, “Genel Vali” modeli yerine, satın alınmış yerel yönetici veya aptal kendini ressam zanneden yöneticiler modelini uygulamaktadır. Türkiye, ABD’nin bu bölgedeki çıkarlarına uygun olmayacak kadar büyük ve güçlü bir ülkedir.
                  
                Öte yandan, Avrupa Birliği de, bu bölgede küçük ve yönlendirilebilir devletleri tercih etmektedir. 
                 Kısaca Türkiye bölünmeli, klasik Ortadoğu devletlerinden biri olmalıdır. Eğer bu yapılamazsa, ikinci plan, Türkiye’yi önemli ve büyük sorunlarla boğuşturup, zayıf ve güçsüz bırakmaktır. Ne acıdır ki, bu taktiklerin hiçbiri yeni değildir. Dün Can Ataklı “Vaka-i Hayriye bitti, sıra Asakir-i Mansure-i Muhammediyye’de” başlıklı bir yazı yazmış. O yeni ordunun kuruluş safhasında, yani ülke neredeyse ordusuz iken, Osmanlı Devleti bir yandan Rum isyanları ile uğraşıyor, öte yandan donanma Navarin’de baskına uğruyor,Tuna deltası ve Kafkasya tamamen Rusya’ya kaptırılıyor, Cezayir’i Fransa işgal ediyor, Mısır’dan da Mehmet Ali Paşa Osmanlı’ya saldırıyordu.
                
                Kısacası, batılısı-doğulusu Osmanlı Ordusundaki bu zafiyeti fevkalade güzel kullanıyor, her önüne gelen, bir parçamızı koparıyordu.

     

    (Devamı... | 8283 byte kaldı | 1 yorum | SEÇİLEN | Puan: 26.4) Gönderen: editor Tarih: 28.07.2010 Saat: 02:17 (817 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: Fantastik Bir Hikâye !.. - Mehmet Necati GÜNGOR
    SEÇİLEN

     

                 İkisi de şaşkındı.
                 Suçlarının ne olduğu söylenmeden, huzura getirilmişlerdi.
                 Birbirlerini belki o gün tanımışlardı.
                 İki farklı mesleğin insanlarıydılar.
                 Karakterleri de, yaşam tarzları da farklıydı.
                 Belki dünya görüşleri de…
                 Genç olanına sordular:
                
                 -          O hocayla tanışıklığın nerden ?
                 Hoca kimdi, birden hatırlayamadı.
                 Kanser uzmanı tıp profesörünü kastediyorlarmış meğer.
                 -          Konuşmalarınızda hücrelerden söz etmişsiniz. Bu hücreler  kime ve hangi amaca hizmet ediyor ?
                 -          Efenim, ne hücresi, pek bir şey anlayamadım.
                 -          Ne hücresi olacak, çetenin hücreleri.
                 -          Benim böyle şeylerle ilgim yok.
                 -          İlgin yoksa bu “hücre”li konuşmalar neyin nesi ? O profesörle sık sık bu konuşmaları yaptığına göre bir ilgin olmalı, değil mi ?
                
                 -          Ben o profesörle babamın hastalığını konuştum. Kanser hastasıydı babam. Tedavisini de bu profesör yapıyordu.  Hatırladım şimdi.  O konuşmalarda geçen “hücre” kelimesi kanser hücreleriyle ilgili. Bilirsiniz, kanser hastalığında hücreler bölünerek çoğalır. 
                
                 -          Hımmm.
                 -          Babamı bir süre sonra kaybettik zaten.
                 -          Hımmm.
                 -          Peki o şahıslarla (bazı görevlileri kastediyor)  yaptığın konuşmalara ne demeli?

     

    (Devamı... | 8009 byte kaldı | yorumlar? | SEÇİLEN | Puan: 26.3) Gönderen: editor Tarih: 28.07.2010 Saat: 02:02 (819 okuma)

    document.write(screen.width);"; if ( != 1024 ) { = 980; } ?> story_page
    SEÇİLEN: Bir Namazlık Saltanat !.. - A.Selçuk ACUNSAL
    SEÇİLEN